KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4027 E., 2012/9650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1)İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Davacı, malzeme, işçilik ve araç sürücülerine ödediği ücretlerden oluşan onarım giderleri ile su hattındaki hasar sonucu meydana gelen su zayiatından kaynaklanan zararın ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 67.maddesi uyarınca (%50) fazlasıyla istemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 Esas 2010/636 K sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören, ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararının haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücret genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 67.maddesi uyarınca "Su ve kanalizasyon tesislerine bilerek veya bilmeyerek çeşitli nedenlerle zarar verenler hakkında devlet malına karşı suç işleyenlere ilişkin hükümler uygulanmakla birlikte, zararın giderilmesi için yapılan harcamalar (%50) fazlasıyla kendilerinden tahsil edilir" hükmüne yer verilmiştir. Anılan yönetmelik hükmü ASKİ ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunan gerçek ya da tüzel kişilerin ASKİ tesislerine yönelik haksız eylemleri sebebi ile tazminat hesaplanmasına ilişkindir ve sözleşme ilişkisinin sonucu olarak ASKİ abonesi olan kişileri bağlayacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda işçilik ve vasıta giderleri hesaplanmıştır.
Hasarın giderilmesi için özel olarak işçi ve araç tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacının delillerinin sorulup saptanması, bu konuda gösterilecek delillerin toplanması, özel olarak işçi ve araç tutup çalıştırıldığı ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi raporu alınması gerekir.
Yine karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda tazminat hesabı ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 67.maddesi uyarınca (%50) fazlasıyla hesaplanmış, mahkemece de bu hesap şekli benimsenerek karar verilmiştir. Taraflar arasında abonelik ilişkisi yoktur. Davalının ASKİ abonesi olmadığı gözetildiğinde hükmedilecek tazminatın anılan yönetmelik hükmüne göre belirlenmesi mümkün değildir. Bu durumda zararın kapsamının Borçlar Kanununun 42. (6098 S.
TBK 50 m.) maddesi hükmüne ve gerçek zarar ilkesine göre belirlenmesi gerekir. Gerçek zarar ilkesi zarar görenin mal varlığını haksız fiilin meydana gelmesinden önceki duruma getirmeyi amaçladığından yönetmelik hükmüne göre yapılacak hesap anılan ilkeye ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına da aykırıdır. Açıklanan bu yönlerin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi ile yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular gözetilerek gerçek zararın tespiti hususunda rapor alınmak suretiyle toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4027, K. 2012/9650, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama