KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4729 E., 2013/6998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davacı ve davalılar temyiz etmişlerdir.
Davacı, davalılarla arasında ziraat ortaklığı sözleşmesi yaptığını, davalıların sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gibi davacının yaptığı masrafları da karşılamadıklarını bildirerek sözkonusu ortaklık nedeniyle yaptığı masrafların ödetilmesini istemiştir.
Davalılardan ... cevabında sözleşme gereğini yerine getirdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, ziraat ortaklığı sözleşmesi kabul edilip, anılan sözleşme uyarınca davacının davalılardan yaptığı masraf gereği alacağı olduğu gerekçesiyle, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.06.2008 günlü davacıya ait tarlaya buğday ekimi ve yapılacak masraflar ile elde edilecek hasadın paylaştırılması konusunda ziraat ortaklığı adı altında bir adi ortaklık sözleşmesi yapıldığı sabittir. Davacı eldeki davada kendisine düşen masraflar dışında davalılar adına da masraflar yaptığını bildirerek, sözleşme uyarınca yaptığı tüm masrafların ödetilmesini istemiştir. Davacının bu şekildeki alacak istemi aynı zamanda adi ortaklık sermaye katılım payına ilişkin olup, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında, mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya temyiz aşamasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir.
Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir.
Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4729, K. 2013/6998, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama