KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4753 E., 2013/14428 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen davada davalı ve davalı-birleşen davada davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, tarımsal sulama abonesi davacının asıl davada kaçak elektrik kullanım borcu bulunmadığının tespiti, birleşen davada kaçak elektrik bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, taraflar temyiz etmişlerdir.
Temyiz aşamasında 25.02.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 Sayılı Kanun'un 17. maddesinin 10. fıkrası ile Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin (TEDAŞ) veya bu şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 04.12.1984 tarihli ve 3096 Sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi İletimi Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında
Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan lisans almadan önceki faaliyet dönemlerine ilişkin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından vadesi 31.12.2010 tarihi itibariyle geldiği halde bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer'iler yerine,
bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar (tarımsal sulamada dördüncü ayın sonuna kadar) abonesi bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla fer'ilerin tamamından vazgeçilir. Aynı Kanun'un 18. maddesi ile de süresinde başvurulması ve belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, kaçak elektrik tahakkukunun doğumuna neden olduğu iddia edilen kaçak elektrik kullanımının 6111 Sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davacının (birleşen dava davalısı) tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 Sayılı Yasa'dan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davacının hükümden sonra yürürlüğe giren 6111 Sayılı Yasa'dan yararlanmak için ilgili merciye müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti zorunludur. Mahkemece davacının 6111 Sayılı Yasa'dan yararlanmak için ilgili idareye müracaatının olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu yönün araştırılması için kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4753, K. 2013/14428, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama