KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4769 E., 2013/11293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2013
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... mirasçıları aynı tapu kaydına dayanarak, ... ve arkadaşları ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlar, ... ve arkadaşları ise satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı ...'nin davasının reddine, diğer davacılar ve katılan davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu taşınmazların 3/4 payının davacılar ... ve arkadaşları, kalan 1/4 payının ise katılan davacılar ve davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir dava sonucunda verilen hükmü kural olarak sadece davanın tarafları ile asli müdahil temyiz edebilir. Yanında katıldığı tarafla birlikte olmak koşuluyla fer'i müdahilin de hükmü temyiz hakkının bulunduğu, yine davanın tarafı olmadığı halde gerekçeli karar başlığında taraf olarak gösterilen ve aleyhine kesin hüküm sonuçlarını doğuracak şekilde hüküm oluşturulan üçüncü kişilerin de sadace bu nedenle hükmü temyiz edebilecekleri kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; mahkemece oluşturulan 02.02.1970 gün 1962/85-1970/10 E.K sayılı hükümde davacı Hazine'nin davasının reddine, aleyhindeki davanın ise kabulüne, 39 parselin davacı ..., 53 parselin davacı ..., 54 parselin davacı ..., 55 parselin davacılar ... ve ..., 57 parselin ise ... ve ... adına tapuya tescillerine karar verildiği, bu hükmü davacı ...'nin ve diğer davacılar ... ve arkadaşlarının temyizi üzerine Dairemizin 08.07.1988 gün ve 1988/6572-6765 E.K sayılı ilamı ile Hazine'nin temyiz itirazları reddedilerek aleyhindeki hükmün onandığı, diğer davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabul edildiği,
mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda ise Hazine aleyhine önceki hükümden farklı bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Temyiz itirazları reddedilen ve aleyhindeki hükmü onanan taraf süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmazsa aleyhindeki hüküm kesinleşir. Hazine aleyhindeki önceki günlü hükmün kesinleştiği anlaşıldığından temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2-Davalılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince. Mahkemece davacı ... mirasçılarının dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı tarafın dayandığı Eylül 1310 tarih 35 sayılı tapu kaydı 80.000 dönüm yüzölçümüne sahip olup sınırları belirgin olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/B maddesi hükmü uyarınca kaydın kapsamının miktarına göre değil sınırlarına göre saptanması gerekir. Diğer taraftan davacılar tarafından aynı tapu kaydına dayanılarak açılan ve halen derdest bulunan davaların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece öncelikle aynı davacılar tarafından aynı tapu kayıtlarına dayanılarak açılan ve derdest bulunan dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, tarafsız ve davada yararı bulunmayan başka köyler halkı arasından seçilecek yerel bilirkişiler, varsa taraf tanıkları, jeolog, ziraatçi ve fen bilirkişilerinin katılımıyla taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte tapu kaydının kapsamı sınırları ile tespit edilmeli, yerel bilirkişilerden davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının sınırları hususunda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilecek yerlerin fen bilirkişi rapor ve haritasında gösterilmesi suretiyle keşfi izlemeye olanak sağlar bir harita düzenletilmeli, jeolog ve ziraatçi bilirkişilerden çekişmeli taşınmazların öncesi, hali hazırdaki durumu, jeolojik özelikleri konusunda ayrıntılı rapor alınmalı, kayıt kapsamının belirlenmesinden sonra her bir taşınmaz başında yeniden keşif icra edilerek davalı taşınmazın öncesinin ne olduğu,
zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüşü, kimden kime hangi tarihte nasıl intikal ettiği, tespitte uygulanan ve taraflarca dayanılan tahrir (vergi) kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalı, davacı taraf tapusu kapsamında kalan yerler bulunması halinde sözü edilen taşınmazlar yönünden davalılar yararına tespit tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4769, K. 2013/11293, 17 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama