KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/4923 E., 2013/1030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2013
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız icra takibinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı tarafın temyizi mahkemece hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna yöneliktir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; manevi tazminat davası sonunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır ve bir ceza olmadığı gibi mamalek hukukuna ilişkin bir zararın giderilmesini de amaç edilmemiştir. Sayılan bu ana özellikleri nedeni ile de manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme diğer taraf içinde fakirleşme aracı olarak görülmemesi gerekir.
Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde, saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur durumu, sıfatı, işgal ettiği makamı, diğer sosyal ve ekonomik durumlarının da dikkate alınması, bunun yanında olaya göre değişebilecek hal ve şartların bulunabileceği ve TMK'nun 4. maddesi gereği hak ve nesafetin gözetilmesi gerektiği açıktır.
Yerel mahkeme gerekçesinde az yukarıda açıklanan olgular tartışılmış ise de tarafların ekonomik sosyal durumlarının araştırılmasına yönelik inceleme sonuçlanmadan hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Bu husus ise gerekçenin ve takdirin denetimini imkansız kılmaktadır. Kaldı ki açıklanan ilkeler ve takdirin keyfiyet olmadığı gözetildiğinde hükmedilen tazminatın yüksek olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; öncelikle anılan araştırma sonucu beklenilmeli daha sonra davalı tarafın kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle tazminat miktarı makul miktarda olacak şekilde yeniden belirlenmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4923, K. 2013/1030, 14 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama