KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5014 E., 2012/9117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 2 parsel sayılı 6395,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği taşınmazın bir bölümünün belediye sınırları içinde kaldığını, sahipsiz yerlerden olduğunu öne sürerek ve mahkeme hükmüne dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiş, ayrıca hüküm sonrasında Hazine tarafından davaya katılma talebinde bulunulmuştur.
Her ne kadar Hazine tarafından dava dosyasına davaya dilekçe sunularak asli müdahil olarak katılma isteminde bulunulmuş ise de 6100 sayılı HMK'nun 65.maddesi hükmüne göre davaya müdahalenin ancak hüküm verilinceye kadar mümkün olduğu belirtildiğinden ve Hazine'nin katılma talebi de hüküm tarihinde sonra gerçekleştiğinden dolayı Hazine'nin bu istemi konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarına gelince; davacı taraf temyizinde mahkemece yapılan keşfin usulüne uygun olmadığını öne sürmüştür. Mahkemece tanzim edilen 07.10.2011 tarihli keşif zaptı incelendiğinde keşif mahallinde davacı vekilinin hazır olduğu belirtilmiş, akabinde keşfe karşı diyecekleri sorulmuştur.
Ne var ki, 07.10.2011 tarihli keşif zaptının altına davacı vekili 25.04.2012 tarihini belirterek keşif tutanağı yazılırken bulunmadığı hususunu şerh düşmüştür.Dosya kapsamında davacı vekilinin bu 24.05.2012 tarihli şerhinin doğru olup olmadığına dair mahkemece düzenlenmiş tutanak ve beyan bulunamamıştır.
Bu hale göre mahkemece düzenlenen keşif tutanağın usule uygun olup olmadığı, davacının iddia ve savunma hakkını keşifte tam olarak kullanıp kullanamadığı yönünde ortaya çıkan tereddüt açık şekilde giderilmemiştir.
O halde mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için taşınmaz başında yeniden usulüne uygun olarak keşif yapılmalı, yapılan keşif sırasında davanın taraflarına iddia ve savunma hakkının tam olarak kullandırılmalı ve bu hususlarda tereddüt yaratmayan usulüne uygun keşif tutanağı düzenlemeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5014, K. 2012/9117, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama