KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/509 E., 2012/6485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1)Dava, kaçak elektrik kullanımı üzerine girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3065 sayılı KDV Kanununa göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alcaklarına işletilecek faiz anılan verginin matrahına dahil olmadığından, haksız fiilden kaynaklanan alacakların geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faize KDV eklenerek alacak hesabı yapılamaz.
Hal böyle olunca, mahkemece hüküm oluşturulurken bu olgular gözönüne alınarak, işlemiş gecikme faizine KDV eklenmeksizin davacının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının belirlenip, belirlenecek bu bedele hükmedilmesi gerekirken işlemiş gecikme faizi için hesaplanan KDV'nin de alacak miktarına dahil edilmesi doğru olmamıştır.
3)İcra İflas Kanununun 67.maddesine göre itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı taraf yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında hükmedilecek miktarın belirlenmesi Borçlar Kanununun 42.maddesine göre hakimin takdirinde olduğundan öğreti ve uygulamada bu tür alakcakların likit ve muayyen olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 27.09.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Muhalefet Şerhi
Kaçak elektrik kullanımı aynı zamanda bir haksız eylemdir. Mahkemece kabul edilen tazminatın işlemiş faizine KDV uygulanmasına karar verilmiştir. 3065 Sayılı KDV Kanunu'nun 24/c maddesinde açıkça faizin de hizmet ve değer olarak vergi matrahına dahil olduğu belirtilmiştir. O halde işlemiş faiz tutarına KDV uygulanması konusundaki mahkeme kararı yasaya uygun olduğundan Dairenin bu yöne ilişen (2) numaralı bozma nedenine katılmıyoruz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/509, K. 2012/6485, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama