KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6112 E., 2013/7957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 156 ada 2 parsel sayılı 8094,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı kapsamında kaldığı ancak 20-25 yıldır kullanılmadığı gerekçesiyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece tapu kaydının usulüne uygun uygulanmasına değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'nın tutunduğu Kasım 1945 tarih ve 22 sayılı tapu kaydının kapsamında kalmadığı dayanılan tapu kaydının yüzölçümünden fazlasıyla dava dışı 155 ada 74, 76 ve 78 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ancak çekişmeli taşınmaza komşu 156 ada 22 parsel sayılı taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı ve meradan açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekir.
O halde mahkemece öncelikle, yöreyi iyi bilen, davada yararı olmayan, elverdiğince yaşlı, yansız, taşınmazın bulunduğu köye komşu köy halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, tanıklar, uzman bilirkişi fen elemanı ve 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli,
bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, berabere alınan fotoğrafçı bilirkişiye taşınmazın keşif günündeki, fiziksel yapısını varsa komşu taşımazlarla arasındaki farkı gösterecek biçimde fotoğrafları çektirilmeli, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişilerinden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, böylece davaya konu taşınmazın mera olup olmadığı,
meradan kazanılıp kazanılmadığı kesin olarak belirlenmeli, dava konusu 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6112, K. 2013/7957, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama