KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6379 E., 2012/8115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 174 ada 75, 161 ada 118 ve 31 parsel sayılı sırasıyla 8021,76 m2, 181,39 m2, 4383,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve paydaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır.
Yargılama sırasında ..., ... ... ve paydaşları, ... ve paydaşları, ... oğlu ... ... mirasçıları ... ve paydaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak ayrı ayrı davaya katılmışlardır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların muris ... oğlu 1848 doğumlu ...'in Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.12.2010 tarih 2010/507-479 E-K. sayılı veraset ilamındaki mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların muris 1848 doğumlu ... oğlu ...'den geldiği, öncesine dair mülkiyet durumunun ispat edilemediği, muris ...'in ölümü ile mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir paylaşmanın bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur.
Davacıların dava konusu taşınmazlar üzerinde miras yoluyla gelen haklarının bulunduğu iddiası ile dava açtıkları, dinlenilen bir kısım yerel bilirkişi ve tanıkların da dokuz ... ... olarak bilinen davacılar murisinin avalıların murisi olan ... ...'un amcası olduğunu belirttikleri, hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanlarından kaldığının kabulünün gerekeceği, buna karşılık davalıların ise paylaşıma dayandıkları, kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için,
ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlı olduğu ancak somut olayda, ispat yükü kendisine ait olan davalı tarafların taşınmazların usulüne uygun olarak paylaşıldığını kanıtlayamadıkları mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen deliller ile belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalılar ... ve paydaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki ; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Somut olayda davacılar ... ve arkadaşları 31.01.1996 havale tarihli dava dilekçelerinde davalıların tasarruflarının murisleri ... ...'tan geldiğini belirtilerek taşınmazların 1/3 payının iptali ile bu 1/3 payın adlarına tescilini talep etmişlerdir. Söz konusu bu dava dilekçesi içeriği nazara alındığında davacılarında taşınmazda davalıların murisleri olan ... ...'tan gelen hakkının bulunduğunu zımmen ifade ettiklerinin kabulü zorunludur.
Hal böyle olunca mahkemece hükmü temyiz edenlerin sıfatı ve davacıların talebi ile bağlı kalınarak dava konusu taşınmazların 1/3 payının davacı ... ve mirasçılarının miras bırakanı 1848 doğumlu ... mirasçıları adına geriye kalan 2/3 payının ise tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi Kadastro Hakiminin infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla zorunlu olduğu gözetilerek hüküm yerinde mirasçıların isimleri ve miras paylarının açıkça gösterilmesi gerekirken veraset ilamına atıf yapılarak hüküm kurulması,
ayrıca gerekçeli karar başlığında davacı ... ... mirasçıları olarak isimleri belirtilen ..., ... ... ve ...'in esasen davada katılan davacı sıfatı ile yer aldıkları, bu kişilerin miras bırakanı ... ...'in 1996 yılında vefat etmesine rağmen davacı ... ...'in dosyaya
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6379, K. 2012/8115, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama