KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6522 E., 2012/8416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ..., ...tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 111 ada 5 parsel sayılı 11941,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak tarla niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ..., ...tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ..., ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davacılar ... ... ve ...’in tutunduğu 17.03.1960 tarih 2 sayılı tapu kaydı ile tespite esas alınan ve davalının tutunduğu 24.12.1936 tarih 358 sayılı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, somut olayda çifte tapunun söz konusu olup böylesi bir durumda sahih esasa dayanan önceki tarihli tapu kaydına değer verileceği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; davacı tarafın tutunduğu 17.03.1960 tarih ve 2 sayılı tapu kaydı davalı Köy tüzel Kişiliği ile dava dışı Hazinenin taraf olduğu Çıldır Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.12.1959 tarih 1958/67,1959/100 E-K. sayılı tescil ilamı ile oluştuğuna ve davalı Köy Tüzel Kişiliği'de bu ilamda taraf olarak yer almasına göre taraflar arasında kesin hükmün söz konusu olduğu konusunda duraksamamak gerekir.
Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz ya da taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın ... koşullarındandır.
Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın tespitine esas alınan 24.12.1936 tarih 358 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Ancak davacı tarafın tutunduğu 17.03.1960 tarih ve 2 sayılı tapu kaydına kapsam tayin edilmesine yönelik uzman fen bilirkişi raporu tarafından düzenlenen harita yetersizdir.
Nitekim örneği dosya içine alınan dava dışı 110 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 2008/71 Esas sayılı dosyada davacıların tutunduğu tapu kaydının 111 ada 4 ve 5 parselleri kapsadığı belirtilmiş, ayrıca örneği dosyaya iade kararı ile getirilen aynı mahkemenin 2008/74 Esas sayılı dosyasında ise davacıların tutunduğu tapu kaydının dava dışı 111 ada 4 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilerek taşınmazın davacı kişi adına tesciline karar verilmiş, elde ki dosyada ise yerel bilirkişi ve tanıklar da davacıların tutunduğu tapu kaydının doğu yönünde okunan ... taşınmazının komşu 111 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olduğunu,
uzman fen bilirkişininde ... taşınmazının 111 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, ek raporunda ise davacıların tutunduğu tapu kaydının dava konusu 111 ada 5 parsel ile birlikte dava dışı 4 parseli ve haritada (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünü kapsadığını belirtmiştir.Bu belirlemeler nazara alındığında davacıların tutunduğu 17.03.1960 tarih 2 sayılı tapu kaydının dava dışı 111 ada 4 parsel sayılı taşınmazı da kapsamına aldığının kabulü zorunludur.
Bundan ayrı olarak her ne kadar davacıların tutunduğu tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının dayanağı haritası var ise de ,uzman fen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere tapu kaydının dayanağı tescil haritasının uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı açıktır. Ayrıca dayanak tapu kaydının batı yönü her ne kadar ... okuyor ise de dava konusu taşınmaz ile ... tarlası arasında eylemli durumda yol boşluğunun bulunduğu hususları birarada değerlendirildiğinde davacıların tutunduğu tapu kaydına miktarı ile geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesi zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahallinde uzman fen bilirkişi eli ile yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydına taşınmazın doğu sınırını teşkil eden ... taşınmazı olarak belirtilen 111 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile güney hududunu oluşturan Cala(Doğruyol Köyü) hudutları sabit sınır esas alınarak ve de tapu kaydının dava dışı 111 ada 4 parsel sayılı taşınmazı kapsadığının hükmen belirlendiği gözetilerek miktarı ile geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmeli,kapsam tayin edilir iken davacının tutunduğu tapu kayıt miktarından dava dışı 111 ada 4 parsel sayılı taşınmazın miktarı düşülmeli,tapu kaydının
uyduğu hükmen belirlenen 111 ada 4 parsel sayılı taşınmazın miktarı düşüldükten sonra taraflar arasında kesin hükmün varlığıda gözetilerek geriye kalan tapu kayıt miktarı kadar olan dava konusu taşınmaz bölümünün davacılar adına miktar fazlası olan bölümün ise tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6522, K. 2012/8416, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama