KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6524 E., 2012/6942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 16.04.2012 gün ve 2011/5026-2012/2744 E.K sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar düzeltme nedeni olarak ileri sürülen yönler daire kararında gerekçesi gösterilmek suretiyle karşılanmıştır. Düzeltilmesi istenilen karar, dosya içeriğine, usul ve kanuna uygundur. Bu nedenlerle, yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesi gereğince REDDİNE, aynı kanunun 442.maddesi hükmünce 203,00 TL para cezasının karar düzeltme isteğinde bulunan davacıdan alınmasına, ret harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 10.10.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Yerel mahkemece davacı ...'in davası feragat nedeni ile reddedilmiştir.
Mahkeme bu gerekçesine davacının 01.06.2010 tarihli duruşmadaki beyanını dayanak yapmıştır.
Davacı ... bu beyanında “Davalı ... ile anlaştıklarını, davalının kendisine harnup mevkiinde bir yer vereceğini, bu nedenle işbu davasından vazgeçtiğini“ ifade etmiştir.
Davalı ... da aynı tarihli duruşmada davacı ... ile ona farklı bir yerde arazi verme karşılığında anlaştıklarını beyan etmiştir.
Ancak davalı verdiği sözde durmayınca davacı ... mahkeme hükmünü temyiz etmek zorunda kalmıştır.
Tarafların beyanları dikkate alındığında ortada koşulsuz bir feragatın olmadığı görülmektedir.
Taraflar belli şartlar çerçevesinde bir anlaşmaya varmışlardır.
Mahkemenin bu anlaşmayı davadan koşulsuz feragat olarak değerlendirmesi isabetli değildir.
Somut olayda mahkemenin yapması gereken iş taraflara anlaşmalarının detaylarını sormak ve yaptıkları bu anlaşmayı hüküm altına alarak, uyuşmazlığı bu doğrultuda çözümlemektir.
Davalı ..., davacı ...'in iradesini fesada uğratarak kazançlı duruma geçmiştir.
Çoğunluk gerekçesinde ifade edilen davacının sonradan farklı bir dava açarak hakkını arayabileceği hususu usul ekonomisine aykırıdır.
Zira uyuşmazlığı derdest dava içinde çözme imkanı varken, davacıyı yeni bir dava açmaya zorlamak adaletin çabuk ve etkin şekilde gerçekleşmesi amacına uygun düşmez.
Kaldı ki, davalı adına kadastro sırasında başka bir yer tespit edilip edilmediği dahi belli değilken davacıyı böyle belirsiz bir yere karşı dava açmaya yönlendirmenin de isabetli olmadığı kanısındayım.
Bu düşünceler ile karar düzeltme talebinin kabul edilerek mahkeme hükmünün bozulması kanısında olduğumdan karar düzeltme talebinin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6524, K. 2012/6942, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama