KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/654 E., 2012/6361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 275 ada 7 parsel sayılı 4.411,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, dava konusu 275 ada 16 parsel sayılı 797,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, dava konusu 275 ada 17 parsel sayılı 799,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, dava konusu 275 ada 18 parsel sayılı 801,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına; dava konusu 275 ada 20 parsel sayılı 5.595,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına;
dava konusu 275 ada 8 parsel sayılı 4.322,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ... adına ve dava konusu 275 ada 21 parsel sayılı 4.166,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu 275 ada 7, 8, 16, 17, 18, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 275 ada 7, 8, 16, 17, 18, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili olarak mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümünde taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir.
Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa bakiye keşif giderini yatırması için kesin önel verilmiş ise de verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir.
Şöyle ki; davacı taraf miras yoluyla gelen hakka dayandığına göre tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ... ... ve mirasçıları adına tespit edilen taşınmazlar olup olmadığı sorulup var ise taşınmazların tapu kayıtları ile ilk tesis tarihinden itibaren tüm dayanak belgeleri Tapu Müdürlüğü'nden ve Kadastro Müdürlüğü'nden ayrı ayrı istenip getirtilerek dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeden mahkemece 01.02.2011 günlü oturumda taşınmaz başında keşif yapılmasına karar verilmiş, keşif günü olarak da 27.05.2011 günü belirlenerek bakiye keşif giderini mahkeme veznesine yatırması için davacı tarafa keşif gününe kadar, dinletmek istediği her tanık için tebligat gideri ve tanıklık ücretini mahkeme veznesine yatırması için ise keşif gününden en az bir ay öncesine kadar kesin süre verilmiştir.
Ne var ki, keşif tarihi ile ek keşif masrafının yatırılması için verilen kesin sürenin son günü aynı gün olduğundan mahalli ve teknik bilirkişiler ile tespit bilirkişilerine usulüne uygun davetiye çıkartılması mümkün olmadığı gibi İlçe Jandarma Komutanlığına'da mahalli bilirkişileri ve tespit bilirkişileri taşınmaz başında hazır etmeleri gibi bir zorunluluk yüklenemez. Bu nedenle keşif kararı verilmesi halinde keşif gün ve saati ile hazır bulunacakları yerin mahalli bilirkişilere, tespit bilirkişilerine ve teknik bilirkişilere davetiye ile bildirilmesi zorunlu olduğu gibi davacı tanıkları için tanıklık ücreti ve tanıklar adına çıkarılacak davetiye giderlerinin yatırılması gereken sürenin de kuşkuya yer vermeyecek biçimde tam olarak belirlenmesi gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ... ... ve mirasçıları adına tespit edilen taşınmazlar olup olmadığı sorulması var ise tapu kayıtları ile ilk tesis tarihinden itibaren tüm dayanak belgeleri Tapu Müdürlüğü'nden ve Kadastro Müdürlüğü'nden ayrı ayrı istenip getirtilerek dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi; daha sonra davacı tarafa ek keşif giderinin yatırılması için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde taşınmaz başında keşif yapılması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/654, K. 2012/6361, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama