KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/7647 E., 2012/9609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 3828 ve 3829 parsel sayılı sırasıyla 3317.07 m2 ve 1577.41 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olmasına karşın mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine'nin ... ve ...'a karşı Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı meraya yapılan el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tazminine ilişkin dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığı gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, taşınmazların tespit gibi mera niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların 5602 sayılı Tapulama Kanunu gereğince 1960'lı yıllarda yapılan kadastro çalışmalarında mera niteliği ile tespit dışı bırakılan, o günkü mevzuata göre tutanağı düzenlenmeyen ve özel siciline tescil edilmeyen taşınmazın içinde kaldığı, taşınmazın haritasının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazların aktarılan dava kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü gözetildiğinde taşınmazların malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğinin kabulü gerekir. Nitekim öğreti ve uygulamada da, bir taşınmazın kadastro tespitinin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca yapılması halinde yanılgı ile malik hanesinin doldurulmasının hukuksal bir sonuç doğurmayacağı kabul edilmektedir. Malik hanesi açık bırakılan taşınmazlar hakkında hüküm kurulurken tespit gibi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/7647, K. 2012/9609, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama