KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/8821 E., 2013/11889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 381, 384, 385, 386, 387, 388, 382, 396, 374 ve 375 parsel sayılı sırasıyla 7600,00 m2, 7000,00 m2, 4700,00 m2, 4000,00 m2, 6050,00 m2, 3250,00 m2, 3400,00 m2, 8150,00 m2, 11100,00 m2, 14050,00 m2, 4800,00 m2, 3350,00 m2, 3000,00 m2, 9500,00 m2, 4000,00 m2, 5250,00 m2 ve 10025,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 381, 384, 385, 386, 387, 388, 382 ve 396 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına, vergi kaydına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak,
374 parsel sayılı taşınmaz komisyon kararındaki açıklamaya göre, 375 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava konusu 381, 388, 390 ve 393 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 382, 387, 391 ve 396 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 384, 386, 392 ve 394 parsel sayılı taşınmazlar davalılar ... ve ... adına paylı olarak, 385, 389 ve 395 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına tespit edilmiştir.
İtirazı komisyonca reddedilen davacı Hazine tapu kaydının gayri sabit sınırlı olduğunu, davalılar adına kayıt miktarından fazla yer tespit edildiğini, kayıt miktar fazlası taşınmaz kesimi üzerinde davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek ve özetle “usulüne uygun mera araştırması yapılması ile taşınmazların mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde yeterli ve usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması“ gereklerine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine,
dava konusu 381, 388, 390 ve 393 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı ... mirasçıları adına payları oranında, 384 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına, 386, 392 ve 394 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı ... adına, 385, 389 ve 395 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı ... mirasçıları adına payları oranında, 382, 387, 391 ve 396 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 381, 384, 385, 386, 387, 388, 382 ve 396 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulmasına göre davacı Hazine'nin bu taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bozma kararı gereğine uygun bulunan hükmün dava konusu 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 381, 384, 385, 386, 387, 388, 382 ve 396 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Dava konusu 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan değerlendirmede ise; bir davada birden fazla istemle dava açılması veya ayrı ayrı istemlerle açılan davaların birleştirilmesi halinde mahkemece davaya konu edilen ve birleşen istemlerin tümü yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davacı Hazine'nin 374 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak açtığı dava mahkemenin 1966/12 Esas sırasına, 375 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili açtığı dava ise mahkemenin 1966/13 Esas sayılı sırasına kayıt edilmiş, yargılamanın devamı sırasında 1966/13 Esas sayılı dava dosyası aynı mahkemenin 1966/12 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Aynı zamanda mahkemece 1966/12 Esas sayılı dava dosyasının aynı mahkemenin 1966/14 Esas sırasındaki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, bu kez de mahkemece 1966/14 Esas sayılı dava dosyasının aynı mahkemenin 1966/15 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Ayrıca belirtmek gerekirki dava konusu 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asılları da dava dosyasında bulunmaktadır. Mahkemece yargılamanın safahatinde 1966/15
Esas sayılı dava dosyasının ise aynı mahkemenin 1966/28 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, bu aşamadan sonra dava konusu 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili dava dosyasında bir ayırma kararı da bulunamamıştır. Bu halde mahkemece verilen birleştirme kararları çerçevesinde 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlarında dava konusu olduğu dosya kapsamından anlaşıldığına göre az yukarıda açıklanan hukuksal olgu da gözetilerek 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlar yönünden de olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekir. Ne varki mahkemece 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm verilmemiştir. Usul hükümleri gözardı edilerek hüküm verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/8821, K. 2013/11889, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama