KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9109 E., 2013/11295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2013
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 136 ada 3 parsel sayılı 388,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle davalı ...'ın miras bırakanı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak, davalı-davacı ... ... ise miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davalı-davacı ... ...'ın davasının reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne, dava ve temyiz konusu 136 ada 3 parsel sayılı taşınmazın payları oranında tarafların ortak miras bırakanı ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu 136 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'ın dayandığı Ilgaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.12.1970 tarih ve 1970/232-1970/303 E.K. sayılı kesin hükmü kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır.
Öte yandan aynı taşınmaz ya da taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9109, K. 2013/11295, 17 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama