KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9479 E., 2013/18542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2013
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, asıl davada adi ortaklığın tasfiyesi ve tazminat, birleşen davada ise adi ortaklık katılım payı ve tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece "taraflar arasındaki adi ortaklığın satış suretiyle tasfiyesine, tasfiye sonucu ele geçecek miktarın taraflara eşit olarak aidiyetine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuru için 500,00 TL ücret takdirine, bu ücretin satış parasından ödenmesine, tarafların diğer tüm taleplerinin reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Kararı asıl dava davalısı birleşen dava davacısı ... temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında market işletilmesi konusunda adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığı sabit olup asıl ve birleşen davada tarafların birbirlerine karşı sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediği iddialarıyla; asıl davada adi ortaklığın tasfiyesi ve işyerinin faaliyetlerinin engellenmesi nedeniyle uğranılan zarar karşılığı tazminat, birleşen davada ise adi ortaklık katılım payı istemlerinde bulunulmuştur. Tarafların bu istemleri adi ortaklığın tasfiyesini kapsamaktadır. Nitekim mahkemece de bu şekilde değerlendirilmiş, ne varki, tasfiye yapılmadan infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulmuştur. Tasfiyenin Borçlar Kanunundaki hükümler gözetilerek yapılması ve hükmün de tasfiyenin sonuçlanması durumunda ve infazının mümkün olacak şekilde kurulması gerekir.
Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya temyiz aşamasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir.
Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir.
Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanarak ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9479, K. 2013/18542, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama