KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9495 E., 2013/5358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 123 ada 72 parsel sayılı 116.615,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın 06.04.2012 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usul hükümlerine uygun düşmemiştir.
HUMK'nun 163. maddesi hükmüne göre kanunda belirtilen süreler kesindir. Bu süreler içinde yapılması gereken işlemler yapılmazsa o hak düşer. Hakim de yargılama sırasında taraflara vereceği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Verilen ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmemişse süreyi geçiren taraf yenisini isteyebilir. Bu istem üzerine verilecek ikinci süre kesindir.
Yine öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine yetecek uzunlukta makul bir süre olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince; dosya içeriğinden mahkemece 06.04.2012 günlü duruşma oturumunda davacının yokluğunda keşif için belirtilen toplam 608,55 TL keşif giderini yatırması için 22.06.2012 tarihine kadar kesin süre verildiği anlaşılmaktadır. Verilen kesin süreyi içeren ara kararında keşif gününün belirlenmediği dikkate alındığında verilen ara kararının kesin süre sonuçlarının uygulanması için yeterli olmadığı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece öncelikle keşif gün ve saati de belirlenerek davacıya keşif giderlerini yatırmaları için yeniden ve yöntemine uygun, makul bir süre verilmesi, ara kararı gereklerinin yerine getirilmesi halinde mahallinde keşif yapılması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9495, K. 2013/5358, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama