KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10022 E., 2013/17492 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, sözleşmenin 15.07.2010 tarihinde sebep gösterilmeden feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar usule uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir .
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda mahkemece davacının çalışma süresi boyunca hafta içi 08.00-21.00 arası ve cumartesi günü ise 08.00-13.00 arası çalışma yaparak haftada 17.5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Davacının çalışma süresi 1996-2010 yılları arasıdır. Davacı tanıklarından ... ve ... 1987-2005 yılları arası dönemi bilmektedirler. Diğer davacı ... ise komşu işyeri sahibidir.
Davalı ise tanık dinletmemiştir ... ve ... beyanlarında mahkemece kabul edilen çalışma şeklini doğrulamışlardır. Diğer ... ise 07.30 gibi çalışmanın başladığını, kendilerinin 19.00-20.00’ ye kadar çalıştıklarını, davacının bazen kendileri çıktıktan sonra da çalıştıklarını bazen ise kendilerinden daha önce çıktıklarını beyan etmiştir.
Tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde öncelikli olarak davacının çalışma süresi boyunca 08.00-21.00 arası çalışma yaptığının kabulü hatalı olmuştur. Zira davacı tanıkları ... ve ... tüm çalışma dönemini bilmeyip sadece 1987-2005 yılları arası dönemi bilmektedir ve bu nedenle beyanlarına sadece bu yıllar için geçerlilik tanınmalıdır. 2005-2010 yılları için ise diğer davacı ... ...’un beyanları esas alınarak hesaplama yapılmalıdır.
Bu tanık çalışmanın 07.30-19.00/20.00 arası ve bazen de daha erken bittiğini beyan etmiştir. Bu nedenle mahkemece belirtilen bu hususlar kapsamında davacının fazla mesai alacağı yeniden hesaplanmalı ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10022, K. 2013/17492, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama