KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10078 E., 2013/16710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 24.10.2008 tarihinde şirketin Ukrayna’daki şantiyesinde Fransızca dilini iyi bilmesi nedeni ile teknik ofiste bütçe elemanı olarak çalıştığını, 25.12.2009 tarihinde eleman ihtiyacı olmadığı belirtilerek haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkartıldığını, pasaportları verilmemesi tehdidi ile bazı belgeler imzalatıldığını ve iradesini fesada uğratıldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının yabancı dil bilmesi nedeni ile Ukrayna şantiyesinde çalıştırıldığını, davalının yurt içinde tercüme yapacak bir elemana ihtiyacı bulunmadığını, belirli süreli iş akdi ile çalıştığını, sürenin bitimi ile çalışmasının sonlandırıldığını, taleplerinde haksız olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça belirli süreli olduğundan sözleşme bitimi ile sonlandığı savunması yapılmışsa da bu hususun ispatlanamadığı, yapılan işin mahiyeti de dikkate alındığında süreklilik arz eden işlerden olduğu, bu nedenle davacının iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle, isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Gerek yasal, gerekse hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Davanın açıldığı veya ıslah yoluyla dava konusunun artırıldığı aşamada, mahkemece ne oranda ve miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenememektedir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden indirim yapılması durumunda reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.
Somut olayda; Mahkemece fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücretleri tanık beyanlarına dayanılarak bilirkişice hesaplanan miktarlar üzerinden taleple bağlı kalınarak kabul edilmiştir. Bu alacakların tanık beyanlarına dayanılarak hesaplanması nedeniyle uygun bir takdiri indirim yapılmaması hatalıdır.
3-Davacının giydirilmiş brüt ücreti hesaplanırken yemek ücreti olarak bilirkişice 60 USD esas alınmıştır. Ancak işverence davacıya kaç öğün yemek verildiği araştırılmadığı gibi bir öğün yemeğin davacının çalıştığı ülkede işverene maliyeti de belgelere dayanılarak değil bilirkişinin farazi kabulüne dayandırılmıştır. Öncelikle davacıya işverence günlük kaç öğün yemek verildiği tespit edilmeli, yine davacının çalıştığı ülke Büyükelçiliğinden bir öğün yemek bedeli Adalet Bakanlığı aracılığı, Dışişleri Bakanlığı kanalı ile sorularak giydirilmiş brüt ücret tespit edilmeli özellikle ihbar tazminatı bu ücrete göre hüküm altına alınmalıdır. Eksik araştırmayla hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10078, K. 2013/16710, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama