KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10150 E., 2013/12737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2013
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 05.07.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence fesih edilmesine karşın işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ve davacıya tüm alacaklarının ödendiğini, davacının davalı şirketi ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı def'i de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda. 19.11.2012 havale tarihli ıslah dilekçesinin 28.11.2012 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı vekilinin ise yasal süresi içerisinde 4.12.2012 havale tarihli dilekçesi ile ıslaha konu edilen tutarlar için zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece son duruşma ara kararı ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiş ise de; fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacakları için ıslaha konu tutarlar bakımından zamanaşımı def'i dikkate alındığında hesaplanması gereken tarih aralığına göre alacak tutarlarının söz konusu def'iden etkilenmesi söz konusudur. (ki anılan alacaklar bakımından zamanaşımı def'inden etkilenmeyecek olan dava dilekçesinde talep edilen tutarlar zamanaşımına uğrayacak tutarları karşılamamaktadır) Yapılan tespitlere göre mahkemece ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10150, K. 2013/12737, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama