KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10401 E., 2013/9303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile açtığı işe iade davasını kazandığını, kararın kesinleşmesine ve süresinde başvurusuna rağmen işe başlatılmadığını, net ücretinin 1.500,00 TL olduğunu, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti olarak yatırılan miktarın eksik olduğunu iddia ederek fark alacakların tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2010 tarihli ilamı ile “....Somut olayda, belge sunulmadığı sebebiyle tanık beyanlarına göre aylık ücretin belirlendiği bilirkişi raporu esas alınmıştır.
Davalı, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesine ekli olarak imzalı ücret pusulasını dosyaya sunmuştur.
Mahkemece, sunulan belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hakkında araştırma yapılmamıştır.
Yukardaki ilkeler doğrultusunda yapılacak araştırma sonucuna göre,dava konusu alacaklara esas alınacak gerçek ücret miktarı belirlenmelidir.
Ayrıca davacının 4 aylık boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakları ile 4 aylık tazminat hesabına esas alınan ücreti net olarak hesaplanmıştır...Boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar ile işe başlatmama tazminatı brüt olarak hüküm altına alınmalı ve kesintiler infaz sırasında gözetilmelidir.
Davacının bu yöndeki itirazları karşılanmadan, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Takip dosyasında alacağın tamamına takip tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizinin uygulanması talep edilmiştir. Ücret alacağına en yüksek mevduat faizi uygulanması doğru ise de, ikinci bentte açıklandığı üzere dört aylık ücret tutarındaki işe başlatmama tazminatı alacağına uygulanması gereken faiz türü yasal faizdir.
Bu nedenle, takibin iptaline karar verilen asıl alacaklara uygulanacak faiz türünün de hüküm kısmında açıklanması gerektiğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkemece bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmış, bilirkişiden ek hesap raporu alınmış ve daha sonra davalının 21/10/2008 tarihli reddiyat makbuzu ile icra takibindeki miktarı kapsar şekilde ödeme yapıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından bozma kararı sonrası emsal ücret araştırması yapılmış, davalı tarafa 2005 Aralık ve 2006 Ocak ayı bordrosunu sunması için süre verilmiştir. 2005 Aralık ayına ait bordronun aslı sunulmuştur. 2006 Ocak ayına ait bordro aslı ise sunulmamıştır. Daha sonra bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda davacının net 1.500,00TL olduğunun kabul edilmesi seçeneğine göre ödenenlerin mahsubu ile toplam alacak miktarını brüt 14.739,24TL olarak belirlemiştir.
Dava 10/07/2007 tarihinde açılmış, davanın kısmen kabulüne dair hüküm 27/08/2008 tarihinde verilmiştir. Sunulu belgelere göre ödeme ise ilk karar tarihinden sonra 21/10/2008 tarihinde yapılmıştır. Bu nedenle bozma kararına uyan mahkeme, bozma sonrası mevcut delil durumuna göre hüküm kurmalı, yapılan ödemelerin ise infazda dikkate alınmasına karar vermelidir. Yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10401, K. 2013/9303, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama