KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10586 E., 2013/16977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2013
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek,kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti,genel tatil ücreti,hafta tatili ücreti,yıllık izin ücreti,işçilik ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işi kendisinin bıraktığını davalı işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kimi zaman çalışma yaşamında çeşitli sebeplerle, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçete alınan ücretle örtüşmediği görülmektedir. Bu durumda kabule konu edilecek alacak kalemlerinin belirlenmesi bekımından gerçek ücretin tespiti önem kazanmaktadır.
İşçinin çalıştığı süre, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve benzer işi yapan işçilere ödenen ücretler gibi hususlar göz önünde tutulduğunda işçiye ödenen ücret hususunda tereddüt oluştuğunda tanık ifadeleri dikkate alınmalı ve ancak tanık ifadeleri ile şüphe giderilemediği halde işçinin meslekte geçirdiği süre, davalı işyerindeki çalışma süresi, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen kıstaslar çerçevesinde emsal ücret araştırması yapılmaksızın birbiriyle örtüşmeyen davacı tanık ifadeleri de nazara alındığında ücret hakkında şüphe giderilemediği halde davacı iddiasına göre belirlenen ücret üzerinden alacakların hesap edilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10586, K. 2013/16977, 22 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama