KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10660 E., 2013/15115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2013
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin gerçek işvereninin davalı ...Ş. olduğunu, davalı şirketin taşeron şirketlere elektrik şebekeleri arıza ve onarım bakım işini yaptırdığını, elektrik arıza işçisi olarak çalışan müvekkilinin iş aktinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ,ulusal ... genel tatil, hafta tatil ücreti ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili,zamanaşımı savunmasında bulunarak, elektrik bakım arıza işinin hiçbir zaman kendilerince yapılmadığını, bu işin uzmanlık gerektirmesi nedeniyle alt işverenlere verildiğini, asıl işverenin müvekkili şirket olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ile bakım onarım işini alan dava dışı şirketler arasında asıl – alt işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle ücret alacağı ve hafta tatil ücreti alacağı dışındaki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davalı tanıklarının işyerinde 3 vardiya halinde çalıştığına ilişkin beyanları ve davacı tanıklarının davalı işveren aleyhine dava açmış olmalarından dolayı hasım durumunda olup fazla mesaiye ilişkin beyanlarının kendi lehlerine de menfaat teşkil edecek oluşu dikkate alındığında, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği ve bu durumda davacının 3 vardiya halinde çalışılan davalı işyerinde fazla mesai yapıldığını ispat edemediğinden davacının fazla mesai taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10660, K. 2013/15115, 20 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama