KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10737 E., 2013/17942 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının kötü niyet tazminatına yönelik temyiz itirazına gelince; mahkemece, yapılan yargılama sonunda davalı yararına %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. İ.İ.K. 67. maddesinde değişiklik yapan 6352 sayılı Yasanın değişikliğe ilişkin maddesi Resmi Gazetede yayımlandığı 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve İİK.'nun 67/2.maddesindeki düzenleme emredici olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal etkisini göstereceğinden tamamlanmamış tüm hukuki durumlara uygulanması gerekeceği dikkate alındığında, davalı yararına %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
KARŞI OY
Davacı ... AŞ.tarafından davalı ... aleyhine taraflar arasındaki sözleşmenin 4.bendi gereği cezai şart ve eğitim-konaklama bedelini tahsil amacıyla Kuşadası 2.İcra Müdürlüğünün 2010/7405 sayılı takip dosyası ile takibe başlamış olup davalının takipteki cezai şart yönünden takibe itirazı üzerine davacı tarafça itirazın iptali için iş bu dava açılmıştır.
Mahkemece cezai şartın tek taraflı olması nedeniyle geçersiz kabul edilerek davalının itirazının iptali talepli davanın reddine karar verilmiştir. Davacı alacağını ispat edemediğinden ve davalı cevap dilekçesinde davanın reddi ile %40 icra inkar tazminatı talep ettiğinden mahkemece %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafın cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve icra inkar tazminatının verilip verilmeyeceği noktasındadır.
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 4.maddesinde "T.Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nün 19.07.2008 tarihinde açtığı sınavı kazanmamı müteakip, tarafıma verilen (...) sicil numarası ve Servis Görevlisi ünvanı ile Bankacılık ve görevinin gerektirdiği yetkinlikleri kazanmak, mesleki ve kişisel gelişim ve davranışlarını geliştirmek için Bankaca verilecek eğitimlere katılmayı.
Eğitimler sonrası Bankanın belirleyeceği göreve herhangi bir nedenle başlamaz veya göreve başladıktan sonra 5 yıl içinde bankadan istifaen ayrılır ya da bankaca iş sözleşmem iş kanunu hükümleri doğrultusunda haklı nedenle fesh edilir ise, Bankaya (eğitim-konaklama bedelini ve 10.000,-TL.'yi) 5 gün (iş günü)içinde nakden ve defaten ödemeyi, verilen süre içerisinde ödemeyi yerine getiremediğim takdirde, talep edilen tutarı(...) faizi ve sair masrafları ile birlikte ödemeyi, doğacak ihtilaflarda Ankara Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkisini kabul ve taahhüt ederim." şeklinde anlaşma sözkonusudur. Davalı tarafın iş akdinin haklı neden olmaksızın istifa ila sona erdirdiği ihtilaf konusu değildir.
Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak icra takibi yapmış ve eğitim giderleri ile birlikte cezai şart bedelini de talep etmiştir. Davalı eğitim gideri kısmının ödemesini yapmıştır. Davacı cezai şart tahsili talebini taraflar arasındaki sözleşme gereği talep etmiştir. Cezai şartın talep edilmeyeceği takip ve dava konusu yapılmayacağına dair herhangi bir yasal düzenleme söz konusu değildir.
Sadece sözleşmede belli şartları taşımayan cezai şartın talep edilemeyeceğine dair Yargıtay kararları söz konusudur. Yani cezai şartın geçerli olup olmadığı, tarafların lehine olan cezai şartı talep edip edemeyecekleri yargılama konusu olup, yapılan yargılama sonucunda karar verilebilecektir. Davacı tarafın haklı neden yokken iş akdini süresinden önce fesheden davalıdan sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep etmesinde herhangi bir kötü niyet olduğu düşünülemez.
İcra inkar tazminatına karar verilmesinin şartlarından bir tanesi de alacağın likit olmasıdır. Cezai şartın geçerliliği tamamen yargılamayı gerektirdiğinden ve takip konusu alacağın bir kısmıda davalı tarafça ödemesinin yapılmış olması dikkate alındığında takibe konu alacağın likit olmadığı açıktır.
Tüm bu nedenlerle icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi bozmayı gerektireceği kanaatinde bulunduğumdan Dairemizin Sayın Çoğunluğunun mahkemece karar verilen %40 icra inkar tazminatının %20'ye indirmek süretiyle kararın onanmasına yönelik kararına iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10737, K. 2013/17942, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama