KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10850 E., 2013/17420 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Menfi tespit
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacılar vekili, işe girerken davacı işçiden teminat senedi alındığını, iş sözleşmesinin feshi sırasında bu senedin iade edilmeyerek fesihten sonra kötüniyetli olarak icra takibine konulduğunu iddia ederek senet nedeniyle borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça, cevap dilekçesi içeriğinden takibe konu senedin teminat senedi olarak alındığı kabul edilmiş, ancak davacının bir kısım tahsilatları işverene iade etmeyerek işvereni zarara uğrattığını, bu nedenle senedi icra takibine koyduklarını savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu senedin teminat olarak iş sözleşmesinin devamı sırasında tanzim edilerek işverene verildiğinin kabulü gerektiği ve senedin bedelsiz olduğu belirtilerek davanın kabulü ile davacıların icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı kötüniyetli takip yaptığından %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Fiili uygulamalarda gerçekten, bir kısım işçilerden işverenin uğrayabileceği zararları tazmin amacıyla teminat senedi alındığı görülmektedir. Davacı işçinin davalı işverene zarar verip vermediği ve bu zararın varsa miktarı belirlenmeden, senedin işe girerken alındığından bahisle davacıların borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinde kötüniyetli olduğundan bahisle davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş olması hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş davalıdan, davacı ...'ın hangi eylemi nedeniyle ne miktarda zarara uğradığının açıklattırılması, davalıya iddia ettiği bu zararı ispat imkanı sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabul şekli bakımındanda, davacılar yararına %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. İ.İ.K. 75. maddesinde değişiklik yapan 6352 sayılı Yasanın değişikliğe ilişkin maddesi Resmi Gazetede yayımlandığı 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, davacılar yararına %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken %40 oranında tazminata hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10850, K. 2013/17420, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama