KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1099 E., 2013/20832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 268 ada 68,65,240 ada 19, 262 ada 4,252 ada 6,247 ada 10,13 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 1624,97 m2, 1651,68 m2, 444,15 m2, 29,36 m2, 4250,95 m2, 789,32 m2, 126,89 m2, 520,12 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 268 ada 68 parsel sayılı taşınmaz davalı Mustafa oğlu ... adına, 268 ada 65 parsel sayılı taşınmaz davalı Mustafa oğlu ... adına, 240 ada 19 ve 252 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... oğlu ... adına,262 ada 4 parsel sayılı taşınmaz davalılar Mahmut oğlu ...,Hasan oğlu ... ve Ali oğlu ... adlarına paylı olarak,
247 ada 10 parsel sayılı taşınmaz davalı ... oğlu ... adına 247 ada 7 parsel sayılı taşınmaz davalı ... oğlu ... adına,247 ada 13 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... oğlu ... ile dava dışı Ali oğulları... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece dava konusu 268 ada 68,65,240 ada 19,262 ada 4,252 ada 6,247 ada 10,13 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine,dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, 268 ada 66,262 ada 6,247 ada 9 ve 240 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddi ile tespit gibi tapuya tescillerine, dava konusu 247 ada 13 parsel saylı taşınmaza ait kadastro tutanağı kesinleşip tespit gibi tescil işlemi yapıldığından bu parsel hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 268 ada 68,65,240 ada 19,262 ada 4,252 ada 6,247 ada 10,13 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir.
Somut olayda dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir.
Şöyle ki ; mahkemece hükme esas alınan ve kesin süre ile ilgili ara kararlarının oluşturulduğu 28.05.2012 tarihli duruşmada davacı ve bir kısım davalılar yerel bilirkişi listesine itiraz etmişler mahkemece de Kaymakamlık'tan yeni bir bilirkişi listesinin istenilmesi ile cevap geldiğinde hazır edilmeleri için kolluğa yazı yazılmasına karar verilmiştir.
Bu haliyle bilirkişi listesi taraflarca itiraza uğramış olmakla mahkemece yeniden bilirkişi listesi istenilmesi ve taraflara gelecek yerel bilirkişi adaylarına karşı itiraz dolayısıyla savunma hakkı tanınmaksızın keşif kararı verilmesi usule uygun düşmemiş olup bu halde dosyanın keşfe hazır hale geldiğinden söz edilemeyeceği gibi yerel bilirkişi adaylarının Kaymakamlık tarafından tespiti ile yerel bilirkişilerin keşif mahallinde hazır edilmeleri için adlarına yapılacak tebliğ süresi düşünüldüğünde sürenin de makul olarak belirlendiğinden söz edilemez.
Her ne kadar mahkemece yerel bilirkişilerin kollukça hazır edilmesine dair ara kararı kurulmuş ise de bu dahi usulüne uygun olmayıp adına tebliğ yapılmayan bir kişinin zorla getirilmesine yasal olarak bulunmamaktadır.
Öte yandan dava konusu 247 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının dahi hükme esas alınan kesin sürenin tefhim edildiği duruşma gününe kadar dosyada olmadığı, hükme esas alınan ve keşif gününün belirlendiği duruşma ara kararı ile tutanak aslının Tapu Müdürlüğü'nden istendiği gözetildiğinde bu halde dahi dosyanın keşfe hazır hale getirilmediği belirlidir.
Bu hususlardan ayrı olarak dava konusu 247 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerinden olan Ali oğlu... ve ...'ın dava konusu taşınmazda paylı olarak tespit maliki oldukları gözetilerek adlarına duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek dosyada taraf koşulunun oluşturulması gerekirken mahkemece bu husus dahi yerine getirilmemiştir.
Bu anlatılan olgular dikkate alındığında mahkemece dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeden keşif giderleri için kesin süre verilmesi usule aykırıdır.
Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacı adına tespit edilen 268 ada 66,262 ada 6,247 ada 9 ve 240 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek bu taşınmazlar yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1099, K. 2013/20832, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama