KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11110 E., 2013/18299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haksız isnatlara maruz kalması ve bunun sonuncunda iş şartlarında aleyhe değişiklik yapılması sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti,ulusal bayram genel tatil ücreti ,yıllık izin ücreti,işçilik ücreti ve cezai şart alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığını ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini,davacının tüm alacakalrının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kimi zaman çalışma yaşamında çeşitli sebeplerle, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçete alınan ücretle örtüşmediği görülmektedir. Bu durumda kabule konu edilecek alacak kalemlerinin belirlenmesi
bakımından gerçek ücretin tespiti önem kazanmaktadır. İşçinin çalıştığı süre, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve benzer işi yapan işçilere ödenen ücretler gibi hususlar göz önünde tutulduğunda işçiye ödenen ücret hususunda tereddüt oluştuğunda tanık ifadeleri dikkate alınmalı ve ancak tanık ifadeleri ile şüphe giderilemediği halde işçinin meslekte geçirdiği süre, davalı işyerindeki çalışma süresi, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Davacı taraf davacının net 3000,00 TL ücretle çalıştığı iddiasındadır.Davalı taraf ise davacının aldığı ücretin bordrolarda belirli olduğunu savunmuştur.Mahkemece işverence sunulan bordorlardaki ücrete itibar edilerek alacak kalemlerinin hesaplanması gerektiği kabul edilmiştir.
Dosya içerisinde 1.10.2009 tarihinde işveren temsilcisi tarafından davacının 3000,00 TL ücret aldığında dair belge bulunmaktadır.Davalı tanıklarından ... davacının ayrılması sonrası davacının görevini ifa ettiği ve kendisine 2300,00 TL ücret ödendiğini beyan etmiştir.Davacı tanığı ... ücret konusunda davacı iddiası doğrultusunda beyanda bulunmuştur.
Yapılan tespitlere göre ve özellikle de davalı tanığı ...'un ücrete dair beyanı karşısında davacının aldığı ücret konusunda tereddüt oluşmaktadır.Bu nedenle yukarıda belirtilen kıstaslar çerçevesinde detaylı bir emsal ücret araştırması yapılmalı ve araştırma sonucu tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ücret tespit edilmeli iken eksik araştırma ile ücretin belirlenmesi isabetsizdir.
3-Fazla çalışma ücreti bakımından, dava dilekçesinde dava konusu edilen tutara dava tarihinden, ıslaha konu edilen tutara ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerekirken kül halinde fazla çalışma ücreti alacağına dava tarihinden faiz işletilmesi de hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11110, K. 2013/18299, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama