KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11210 E., 2013/12040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 20.12.2012 gün ve 2011/2595-2011/8273 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacılar ... Oğlu ... ve ... oğlu ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Yerel mahkemece oluşturulan hükmün davalı ...'ın temyizi üzerine Dairemizce dava konusu taşınmazlarda davalı ...'ın 14.9.2004 tarihinde pay satın almak suretiyle paydaş olduğu, taşınmazlar üzerinde bulunan dava konusu ağaç niteliğindeki muhdesatların, davalı ... tarafından alınan payın satış tarihinden önce meydana getirildiği, sonradan pay satın alan kişiye karşı önceden meydana getirilen muhdesat için böyle bir davanın açılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki karar düzeltme aşamasında eksikten dosyaya getirtilen tapu kayıtlarının incelenmesinde davalı ...'ın miras bırakanı babası ...'ın 5.7.1978 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlarda 1/3 pay sahibi olduğu, 1997 tarihinde ölümü ile mirasçılarının 14.9.2004 tarihinde tapuda adlarına pay intikali yaptırdıkları ve aynı tarihte mirasçılardan olan davalı ...'a paylarını sattıkları anlaşılmaktadır.
Karar düzeltme nedeni olarak ileri sürülen yönler dikkate alındığında Dairemiz kararının dava dosyası içeriğine uygun düşmediği, davalının dava konusu taşınmazlarda sonradan pay satın alma ile değil, miras yoluyla gelen payı nedeniyle tapuda paydaş olduğu anlaşılmış olmakla, adı geçen davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce verilen 20.12.2011 gün ve 2011/2595-2011/8273 E.K. sayılı bozma ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı ...'ın temyiz itirazlarının yeniden incelenmesine gelince; dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davaya konu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların davacılar tarafından meydana getirildiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
a)-Somut olayda Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünün uygulanması imkanı bulunmadığı, gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatların kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, mülkiyetlerin tespiti yönünde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
b)Yargılama sırasında muhdesatların keşifte belirlenen değeri üzerinden harç ikmal edilmediği halde dava dilekçelerinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken davalı aleyhine fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz, ayrıca dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 180 ve 182 parsel sayılı taşınmazlarda davacılar da paydaş bulunduğundan, dava konusunun davalı ...'ın payına isabet eden muhdesat değeri olduğu,
yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcının muhdesatın toplam değeri üzerinden değil davanın değerinin muhdesatın davalının payına isabet eden bölümü üzerinden belirlenmesi gerektiği halde bu durum dahi gözardı edildiği gibi, yargılama giderinin hesaplanmasına esas olacak şekilde muhdesat niteliğindeki ağaçların değeri tespit edilmeden, taşınmazların ağaçlı değeri, ağaçsız değeri denilmek suretiyle değer tespit edilerek davalı taraf aleyhine fazla miktarda yargılama giderine hükmedilmesi dahi isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11210, K. 2013/12040, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama