KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11918 E., 2013/17728 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ...'nın tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Taraflar arasında davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, kıdem tazminatı ödemesinin hiç yapılmadığını, iş akdinin devamı ve sona ermesi sırasında diğer işçiler gibi kendisine de birtakım kağıtların baskı ile imzalatıldığını, söz konusu belgelerde ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmadığını, maaş ödemelerinin banka kanalıyla yapılmasına rağmen kıdem tazminatı adı altında yapıldığı öne sürülen ödemelerin banka aracılığıyla yapılmadığını ileri sürmüştür. Davalı ... Temizlik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti. vekili ise, tüm işçilere ihale bitiminde kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını belirterek hizmet erbabı kıdem bordrolarını dosyaya ibraz etmiştir. Mahkeme, davacının çalışmış olduğu dönem içerisinde hak etmiş olduğu kıdem tazminatından, ödendiği kabul edilen kıdem tazminatı miktarlarını tenzil ederek davacının kıdem tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Dosyaya davalı yanca sunulmuş 31/01/2011 tarihli hizmet erbabı kıdem bordrosunda 1.460,99 TL net kıdem tazminatı, 31/08/2009 tarihli hizmet erbabı kıdem bordrosunda 688,84 TL net kıdem tazminatı ve 31/08/2008 tarihli hizmet erbabı kıdem bordrosunda 1.054,84 TL net kıdem tazminatı hesabının yapıldığı ve bu belgelerin davacı yanca imzalanmış olduğu görülmüştür.
Davacı, söz konusu belgelerin iş akdinin devamı veya sona ermesi sırasında baskı ile işveren tarafından alınmış belgeler olduğunu ileri sürmüş ve davacı tanıklarından ... "..ihale bitimlerinde bize bazı evraklara imza attırıyorlardı, atmayanları işten çıkarmakla tehdit ediyorlardı, ancak herhangi bir kıdem tazminatı ödemesi yapılmıyordu" şeklindeki beyanıyla ve diğer tanık ... ise "..İhale dönemlerinde bize pek çok evraka imza attırıyorlardı, işten çıkaracakları diye korkudan herkes atıyordu, ancak ne kıdem tazminatı ne de herhangi bir tazminat ödenmiyordu" şeklindeki beyanıyla davacının iddiasını doğrulamışlardır.
Ayrıca davacıya yapılan tüm ödemelerin banka kanalıyla yapılmış olduğu açıktır.
Dosya içerisinde bulunmayan dönemleri kapsar şekilde tüm banka kayıtları getirtilmek suretiyle, davacıya ücret bordrosuyla her ay ödenmesi gereken ücreti dışında başkaca bir ödemenin yapılıp yapılmadığı ve özellikle hizmet erbabı kıdem bordrosundaki ödemelere ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı tespit edilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3-Taraflar arasında, davacının yıllık izin defterinde görülen izin sürelerini fiilen kullanıp kullanmadığı noktasında da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, çalışma dönemi boyunca yıllık izin kullanmadığını, davalı tarafından sunulan yıllık ücretli izin defteri ile yine davalı tarafından sunulan hesap pusulaları ve 2011 yılı Ocak ayı imza formu arasında çelişkiler bulunduğunu, bu belgelerin gerçeğe aykırı olarak doldurularak baskı ile imzalatıldığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, davacının yıllık izinlerini kullandığının yıllık izin defteri ile sabit olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, davacının çalışma dönemi boyunca hak etmiş olduğu yıllık izinlerinden yıllık izin defterinde görülen izin günlerini mahsup etmek suretiyle davacının talebinin kısmen kabulüne dair karar vermiştir.
Dosyaya davalı yanca sunulmuş yıllık izin defterinde, davacının 01/01/2008-10/01/2008, 06/04/2009- 16/04/2009, 25/01/2010-06/02/2010, 01/03/2010-16/03/2010, 10/01/2011-26/01/2011 tarihleri arasında yıllık izinde bulunduğu görülmüştür.
Yıllık izin defterine göre 2010 yılı Ocak ayında davacının izinde bulunduğu süre 7 gün iken, aynı dönem hesap pusulasında davacının izinde bulunduğu süre 14 gün olarak gösterilmiştir. Yine yıllık izin defterine göre davacı 2011 yılı Ocak ayında 10/01/2011-25/01/2011 tarihleri arasında 14 gün izinli gösterilmiş iken, 2011 yılı Ocak ayına ilişkin personel imza formunda 15/01/2011-26/01/2011 tarihleri arasında izinde bulunduğu süre 10 gün olarak gösterilmiştir. Yıllık izin defteri ile bu şekilde çelişkili olan hesap pusulası ve personel imza formu değerlendirilmeden karar verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11918, K. 2013/17728, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama