KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12266 E., 2013/19851 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle Mahkeme karar gerekçesi hatalı olmakla birlikte davalı tarafça sunulan fesih bildirim tebligatında davacıya kıdem tazimatının ödeneceği ve ihbar öneli verildiğinin belirtilmesi karşısında davacının iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiğinin anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerinde 2002 yılının Mart ayından 19.07.2006 tarihine kadar çalıştığını, 19.07.2006 günü iş yerinde öğle saatlerinde şirket ortaklarından ... Vural'ın " sen usta değilsin, senin yaptığın işi çıraklar yapar, git üstünü değiştir, bırak işi" şeklinde konuşarak işi bıraktırdığını, iş arkadaşlarının ısrarı üzerine Baş Mühendis olarak görev yapan İbrahim Köriş ile görüştüğünü, İbrahim Köriş'in kendisine " senin burada işin yok, artık bizimle çalışmayacaksın, patron bu şekilde istiyor" demesi üzerine iş başı yapamadığını, bir gün sonra da ... yanına yeniden gittiğini ve olumsuz cevap alarak işyerinde kovulduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 09.08.2002 tarihinde marangoz olarak çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 05.10.2006 tarihine kadar sürdüğünü, 27.03.2006 tarihinde davacının sorumluğu olduğu görevleri yapmadığı, iş arkadaşlarının ve genel müdürün telefonla aramalarına cevap vermediğini, amirlerinden izin almadan işe
gelmediği, mesai saatlerine uymadığı konusunda savunma istendiğini, uyarılara uymaması nedeniyle iş akdinin fesih edileceğinin bildirildiğini, tüm bu uyarılara rağmen 25.08.2006-26.08.2006, 28.08.2006- 29.08.2006 tarihlerinde haklı bir mazeret göstermeksizin ve işverenden izin almaksızın işe gelmediğini, davacıya 02.08.2006 tarihinde Milas 1. Noterliğinin 6270 nolu fesih bildirimi tebligatı gönderildiğini, bu tebligatta 24.08.2006 tarihine kadar yıllık izinlerini kullanması gerektiği,
25.08.2006 tarihinde ihbar önelini kullanmak kaydı ile işbaşı yapması ihtar edildiğini ayrıca 42 günlük ihbar süresi olduğunu ve her gün 2 saat iş arama izni olduğunun, ihbar süresinin sonunda 05.10.2006 tarihinden 29.08.2006 tarihine kadar haklı bir mazerete dayanmaksızın ve işverenden izin almaksızın işe gelmediğini, 05.10.2006 tarihi itibari ile devamsızlığa dayanan haklı nedenle iş akdinin sona erdirildiğini, feshin haklı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 09.08.2002-25.09.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde mobilyacı olarak 4 yıl 1 ay 17 gün süre ile çalıştığı, 19.07.2006 tarihinde çalışma esnasında meydana gelen olay nedeniyle davacının bir daha işyerine alınmadığı, aynı ayda davacının yıllık ücretli izinli gösterildiği, bu durumun davalı açısından açık bir çelişki oluşturduğu,
davacının 25.08.2006 tarihinden bu yana devamsızlık yaptığını kesin ve açık olarak öğrenen davalının fesih bildirimini 4857/26. maddesinde belirtilen 6 günlük hak düşürücü süre içinde yapması gerekirken bu tarihten 17 gün sonra 18.09.2006 tarihli noterlik fesih bildirimi ile yapması ve sigorta kayıtlarından 25.09.2006 tarihinde çıkışının yapılmış olması nedeniyle yasada belirtilen 6 iş günlük hak düşürücü sürenin geçirildiği,
iş akdinin yasaya aykırı bir biçimde işveren tarafından haksız bir şekilde bozulduğu ve davacıya bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği, davalı işveren tarafından sunulan puantaj cetvelleri ve yıllık ücretli izin defteri ile davacıya toplam 64 gün yıllık izin kullandırıldığının ispatlanmış olduğu, davacıya yasa gereği 56 günlük yıllık izin kullandırılması gerekirken 8 gün fazla yıllık ücretli izin kullandırıldığı ve davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının 19.07.2006 tarihinde iş akdinin feshedildiğini iddia etmesine rağmen davacının 25.08.2006 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığının kabul edilmesi HMK’nın 26.maddesinde düzenlenen talep aşımı mahiyetindedir. Davacıya davalı tarafça izin kullandırıldığı belirtilen dönemde davacının izinli olmadığı, iş akdinin eylemli olarak davalı tarafça feshedildiği tanık beyanları ve 19.07.2006 tarihli olay tutanağı ile sabittir. Davacının izin kullandığı günlere ilişkin
puantaj kayıtlarının imzalı olmadığı ancak izin ücretinin banka kanalıyla ödendiği görülmektedir. Bu nedenlerle davacının iş akdinin feshedildiği tarihin 19.07.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken talep aşılarak 25.08.2006 tarihi olarak kabul edilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12266, K. 2013/19851, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama