KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1244 E., 2013/2268 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 6 Mart 2013
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, dava dışı alt işveren ... Ltd.Şti'nin ödemediği işçilik alacaklarından davalı asıl işveren idarenin de alt işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olduğunu, haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arası çalıştığını, haftanın en az 3 günü saat 22.00 ye kadar çalışmasının sürdüğünü, tüm genel tatillerde çalıştığını, yıllık izinlerin kullandırılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile idare arasında kurulmuş bir hizmet ilişkisinin olmadığını, davacının işvereni ile kurulmuş bir asıl-alt işveren ilişkisinin de olmadığını, davacıya ait imza föyü, puantaj cetvelleri, SGK bildirgeleri ile davacı ve diğer personel arasında 22.06.2011 tarihinde iş yerinde yaşanan kavgaya ait tutanağın mevcut olduğunu, mesnetsiz davanın hak düşürücü süre, zamanaşımı ve pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı feshinin davacı tanık beyanları karşısında haksız olduğunu, yıllık izin kullandığının ispatlanamadığı, genel tatil ve fazla çalışma yaptığının sabit
../..
2013/1244-2268 S.2
olduğunu, davalı işverenin, dava dışı şirket ile arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitler uyarınca, personel icmallerinde davacının yaptığı fazla çalışma karşılığı ile bazı ücret bordrolarında da fazla çalışma tahakkuku bulunmakta ise de söz konusu tutarların davacıya ödendiğini gösterir belgeye rastlanılmadığından anılan fazla çalışma tahakkukları dikkate alınmadığı, dosyada bazı aylara ait banka dekontları mevcut ise de yapılan ödemelerin hangi aya ait olduğu dolayısıyla tahakkuku yapılan fazla çalışmaları karşılayıp karşılamadığı tespit edilmediği belirtilerek dikkate alınmadığı, mahkemece de söz konusu banka dekontları dikkate alınmaksızın fazla çalışma alacağının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
Ancak ibraz edilen 2010 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait dekontlar ile 08.09.2010 tarihli dekont ve yine 2010 yılı Eylül ayına ait dekont, 02.12.2010 tarihli dekont ve
../..
2013/1244-2268 S.3
son olarak da 2011 yılı Şubat ayına ait banka dekontlarındaki maaş+mesai açıklaması nedeniyle ilgili bankaya yazı yazılarak bu ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa davacının ödemeleri ihtirazi kayıtla kabul edip etmediği ve anılan ödemelerin ne kadarının ücret ne kadarının mesai ücreti olduğu belirlenerek, ayrıca davalı işyerine müzekkere yazılarak söz konusu banka dekontlarındaki ödemelerin hangi dönem ödemeleri olduğu ve ne kadarının ücret, ne kadarının mesai ödemesi olduğunun da sorularak dayanak belgeleri getirtilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle fazla çalışma alacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1244, K. 2013/2268, 6 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama