KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12469 E., 2013/18374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çeşitli alt işverenler işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sonaerdiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 2005 yılından önceki çalışmalarından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği gibi davacının belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığını, kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, yıllık izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, bakiye yıllık izin ücretinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ücreti ihtilaflıdır.
Hükme esas alınan bilirkişi ek hesap raporunda davacının aylık brüt 1.004,40 TL ücretine 198,79 TL yol ve yemek yardımı eklenmiş ise de, dosya içinde bulunan 2011 yılı Ağustos ayı bordrosundan davacına 30 günlük çalışması karşılığında 90,85
TL yemek ve 96,14 TL yol ücreti ödendiği görülmektedir. Bu durum karşısında davacının aylık brüt ücretine eklenen yol ve yemek ücretinin miktarı ile ilgili tereddüt oluşmuştur. Davacıya aylık sağlanan yol ve yemek ücretinin ne kadar olduğu kesin bir şekilde tespit edilmeli ve buna göre kıdem tazminatına esas ücret belirlenmelidir.
3-Yıllık izin ücreti konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Davacının hizmet süresine göre 188 gün yıllık izne hak kazandığı, 44 gün izin kullandığı ve 142 günlük bakiye yıllık izin ücreti bulunduğu kabul edilerek alacak hüküm altına alınmıştır.
Dosya içinde bulunan davacının imzasının yeraldığı yıllık izin belgelerine göre davacı 09/08/2010-24/8/2010; 27/06/2008-12/07/2008;01/11/2006-14/11/2006;04/12/2001-15/12/2001,02/12/2004-16/12/2004 ve 05/04/2003-18/04/2003 arasında toplam 84 gün izin kullanmıştır. Davacının yıllık izin ücretinin buna göre hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde hazırlanan rapora itibarla alacağın hüküm altına alınması hatalıdır.
Mahkemece yukarıda 2 ve 3 numaralı bozma nedenleri konusunda bilirkişiden ek hesap raporu alınıp bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve çıkacak sonuca göre karar verilmelidir.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12469, K. 2013/18374, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama