KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1251 E., 2013/2411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, fazla mesailerinin ödenmediğini ve işyerinde 06.05.2011 tarihinde müvekkiline yapılan hırsızlık ithamı neticesinde sözlü olarak iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ve ücret alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.
Davalı, işverenin çalışma odasında bulunan iki halıdan bir tanesinin 04.04.2011 tarihinde yapılan sayımda eksik olduğunun anlaşılıp bulunamaması üzerine durumun tutanak altına alınmak istendiğini, davacının tutanağı imzadan imtina edip takip eden günlerde de istifa edip ayrılacağını söylediğini, davacının kesinlikle hırsızlıkla suçlanmadığını, 07.05.2011 tarihinden itibaren mazeret bildirmeksizin işe gelmediğini, müvekkilince davacıya ihtarname gönderilerek işe başlamasının istendiğini, ancak davacının işe başlamadığını, hakkında devamsızlık tutanakları düzenlendikten sonra iş akdinin feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tanıklarının halen işyeri çalışanı olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmediği,
./...
2013/1251-2411 S.2
davacının kaybolduğu söylenen halıyla ilgili bir bağlantısının bulunduğunun anlaşılamadığı, işverence halının kaybolduğu iddiasıyla birkaç kişiyle beraber davacıyı da sorumlu tutması ayrıca fazla mesai ücretlerinin de ödenmemesi sebebiyle davacının iş akdini 06.05.2011 tarihinde eylemli olarak feshettiği, feshin haklı bir nedene dayalı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai alacağının olup olmadığı konusunda uyuşmazlık söz konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda mahkemece davacının haftalık 9 saat fazla mesai yaptığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ancak dosyaya sunulan ve davacının ihtirazı kayıtsız imzasını taşıyan bordrolara göre davacıya 2010 yılında 9 ay, 2009 yılında 9 ay, 2008 yılında 7 ay ve 2007 yılında ise 4 ay da değişen miktarlarda fazla mesai ödemesi yapılmıştır. Bu nedenle davacı bu aylara ilişkin fazla mesai ücreti talebinde bulunamaz. Hal böyle iken mahkemece fazla ./... 2013/1251-2411 S.3
mesai alacağı hesaplanırken bu ayların hesap dışı bırakılması gerekirken bu aylara ilişkin de fazla mesai alacağı hesaplayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1251, K. 2013/2411, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama