KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12663 E., 2013/19263 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 2007 yılı 6. ayında davalı ... Enerji işyerinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 2010 yılının 3. ayında sona erdirildiğini, ancak sigorta kaydına göre işveren olarak görünen ... Enerjinin alt işveren olduğunu, üst işverenin TEDAŞ’tan ihaleyi alan diğer davalı şirket ... Enerji olduğunu, üst işveren olarak diğer davalının da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Marsaş Şirketi, iş akitleri sonlanan tüm işçilere haklarının ödendiğini, davacı tarafından imzalı 17.03.2010 tarihli ibraname ile davalı şirketten bir alacağının kalmadığını, toplam ödenen tutarın 4530,00TL olduğunu, davacının işyerinde fazla mesai alacağının bulunmadığını, davalının Tedaş’ın her yıl açtığı ihalelere katılarak Tedaş’taş iş aldığını, bu nedenle davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirketin işveren sıfatını taşımadığını, 4857 sayılı Yasanın 2/6 maddesi kapsamında bir hukuki ilişkinin davalılar arasında olmadığını,
davacının iş sözleşmesinin başlangıcından bu yana TEDAŞ’ın işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı ... Şirketi, davacının davalı şirket işyerinde SGK kayıtlarına göre bir çalışmasının bulunmadığını, davacının çalıştığı dönemde ihale alan şirketin diğer davalı Marsaş Ltd. Şti olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davalı Marsaş Şirketi tarafından 17.03.2010 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği, davalı ... Şirketi ile davacı arasında hizmet akdi bulunmadığı gerekçesiyle davalı Marsaş Şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı sözleşmenin feshine rağmen tazminatlarının kendisine ödenmediğini, davalı taraf ise kendisine 4.530,00 TL ödeme yapıldığını savunmuştur. Davalı taraf ödeme delili olarak dosyaya üzerinde 4.530,00 TL yazan ve kıdem, ihbar vs. alacaklarına mahsuben ifadesi olan ve davacının imzasını taşıyan tediye makbuzu sunmuştur.
Söz konusu makbuz üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde makbuzun üzerindeki “4” sayısı ve “dört bin” yazıların sonradan eklendiği hususlarının tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkemece bu tediye makbuzuna itibar edilmemiştir. Ancak söz konusu makbuzun tahrifata uğradığı bu nedenle itibar edilemeyeceğinin kabulü isabetli olmuşsa da makbuz da tahrifata uğramadan önce yapılan ödemenin yani 530.00 TL’lik ödemenin kıdem tazminatından mahsup edilmemesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacıya yapılan 530,00 TL kıdem tazminatı ödemesinin davacının alacağı kıdem tazminatından düşülmemesi ve davalı Çıra Şirketi açısından davanın husumetten reddine karar verilmesi nedeniyle bu davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı HMK.nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12663, K. 2013/19263, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama