KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12930 E., 2013/18892 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre göre davacının tüm ,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili,müvekkilinin davalı firmada kasiyer olarak 20.12.2008 tarihinden 20.05.20l0 tarihine kadar çalıştığını, son aylık ücretinin net 576,57 TL olduğunu,fazla çalışma ücretini talep etmesi üzerine davalı işveren tarafından isterse işi bırakabileceğinin söylendiğini, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle 20.05.2010 tarihinde işi bırakmak durumunda kaldığını, işyerinde 07.30-20.30-21.00 arası çalıştığını, yarım saat yemek molası ile 15 dakika çay molası verildiğini,hafta tatilini hafta içi kullandığını,yıllık izin verilmediğini, genel tatillerde ve dini bayramlarda bir gün izin hariç diğer günler çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının sağlık sebeplerini ileri sürerek istifa ettiğini,işyerinde vardiya usulü çalışıldığını, fazla çalışma yapıldığında, karşılığında izin kullandırıldığını ya da ücretinin ödendiğini,çalışma
saatlerinin 07.30-16.00 /13.00-21.00 saatleri arasında 30 dakika yemek ve 15 dakika iki kez çay molası verildiğini,personel eksikliği ve yetersizliği olması durumunda fazla mesai yapılmasının istenildiğini,ancak bu durumda fazla mesai ve onay takip formuna işlenerek ilgili ay içinde ücretinin ödendiğini veya talebe bağlı olarak izin kullandırıldığını, her gün fazla mesai yapıldığı iddiasının gerçekle örtüşmediğini ve diğer işçilik alacaklarının ise ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir.
Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında Fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha
Fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde Fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı davalı işyerinde 07.30-20.30-21.00 arasında çalıştığını iddia etmiş, davalı ise 07.30-16.00 /13.00-21.00 saatleri vardiya usulü çalışıldığını
Dinlenen davacı tanıklarından biri davacının 08.00-20.00/21.00, diğeri ise 08.00-22.00/23.00 saatleri arasında çalıştığı, davalı tanığı ise davalı işyerinde 07.30-16.30 / 13.00-21.00 saatleri arasında iki vardiya halinde çalışıldığı,davacının envanter sayım günlerinde üç ayda bir 23.00-24.00 'a kadar çalıştığı, ayrıca iki ayda bir de 21.00 'dan sonra bir iki saat fazla çalışma yaptığı yönünde beyanda bulunmuşlardır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davacının 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı ve 1,5 saat ara dinlenmenin mahsubuyla haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek davaya konu fazla çalışma alacağı hesaplanmış ve anılan istek Mahkemece hüküm altına alınmıştır.
Ancak davalı tarafça dosyaya sunulan 2010 yılı Mart -Nisan ve Mayıs ayına ilişkin aylık çizelgeler incelendiğinde davalı işyerinde iki vardiya usulü ile çalışıldığı ve vardiya çizelgelerinde davacının da imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda yapılacak iş ,imzalı kayıtların bulunduğu dönem yönünden iş yeri kayıtlarına itibar etmek, kalan çalışma süresi yönünden davacı tanıkları yeniden dinlenerek davacının hangi saatler arasında çalıştığını kesin olarak belirlemek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle anılan istek hakkında çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12930, K. 2013/18892, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama