KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13349 E., 2013/9040 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıda belirtilen bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, işçilik alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir.
Anılan Yasanın 34 üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra, çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de aynı faiz oranı uygulanmalıdır.
Ücretin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması halinde 2822 sayılı Yasanın 61 inci maddesi uyarınca, uygulanması gereken faiz en yüksek işletme kredisi faizidir.
Ücret alacağının 1475 sayılı Yasa döneminde doğması durumunda, 10.6.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
İşçinin faiz konusundaki talebini “yasal faiz” olarak adlandırmış olması 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinin uygulanmasına engel olmayıp, işçinin bu talebinin bahsi geçen özel faize yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekir.
Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işveren temerrüde düşürülmelidir.
Ancak, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırılmış ise, belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar.
Ücret alacağı için özel banka-kamu bankası ayrımı yapılmaksızın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının belirlenmesi gerekir.
Yasada, “uygulanan en yüksek faiz” sözcüklerine yer verildiğinden, söz konusu faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı mahkemece kendiliğinden denetlenmelidir.
Bankaların belli dönemlerde T.C. Merkez Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı fiilen uygulanmadıkça ücret yönünden dikkate alınmamalıdır.
Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir ya da birkaç aylık veya bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. Bunlardan en uzun vade bir yıl olup, en yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanmaktadır. Bu durumda ücret alacağı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Aynı alacak için ikinci yılın başlangıcındaki en yüksek banka mevduat faizinin belirlenerek uygulanması, gecikme daha da uzunsa takip eden yıllar için de aynı yönteme başvurulması gerekir. Yıl içinde artan ve eksilen faiz oranları dikkate alınmaz. Yıllar itibarıyla faiz oranları değişebileceğinden kararda faiz oranının gösterilmemesi gerekir.
Somut olayda; davacının ikramiye ve ilave tediye isteklerinin yasal dayanağı Kapsam Dışı Personel Yönetmeliğinin 85.maddesidir. Bu maddenin (a) bendinde ilave tediyenin 6772 sayılı Yasa hükümlerine göre ödeneceği yazılıdır.
Mahkemece ödeme tarihleri açıkça belirlenmiş ikramiyenin bilirkişi raporunda belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren yürütülecek en yüksek işletme kredisi faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda ilave tediye alacağı için temerrüt tarihleri belirlenmediği gibi davacının dava dilekçesinde alacak talepleri için işletme kredisi faiz talebinde bulunmamaktadır. Bu alacağın ayrılarak dava ve ıslah tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Mahkemece davacının fark ücret alacağının da bilirkişi raporunda belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren yürütülecek en yüksek işletme kredisi faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda ise fark ücret alacağının tamamı için dava tarihi temerrüt tarihi olarak yazılmıştır. Ücret alacağının hangi tarihte ödeneceğine ilişkin yazılı bir akit veya yönetmelik ve dava tarihinden öncede temerrüt olmadığına göre ilk kısmi dava ile istenen miktara dava tarihinden, ıslahla istenen miktara da ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde faiz yürütülmesi hatalıdır.
Ancak bu yanlışlıklar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13349, K. 2013/9040, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama