KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13570 E., 2013/20653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2013
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı Müdürlük, davacının Müdürlük bünyesinde yedek parça deposunda işçi olarak çalışmakta iken TİS’e göre ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının eksik ödendiğinden bahisle Ankara 7. İş Mahkemesinin 2010/280 Esas sayılı dosyasında dava açarak alacak talebinde bulunduğunu, yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, 10.07.2012 Tarih E.2010/280-K.2012/569 sayılı ilamı ile tüm alacaklarının eksiksiz hatta fazla ödenmiş olması nedeniyle "…Sübut bulmayan davanın reddine…" karar verildiği,
söz konusu kararın Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 18.09.2012 Tarih E.2012/29974 - K.2012/30256 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, bu nedenle fazla ödendiği bilirkişi raporu ile tespit edilen 2.102,36 TL ücret, 464,20 TL ilave tediye ve 535,61 TL ikramiyeden Doğan fark alacaklarına ilişkin davalıya yapılan toplam 3.102,17 TL nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, “mahkemenin kesinleşen 2010/280 Esas sayılı dosyasında davacı kurumun davalıya fazla ödeme yaptığı tespit edilmiş ise de, davacı Devlet Kurumu olup, davalının ise işçi olduğu, kurumca davalı işçiye yasaya dayanılarak fazla ödemede bulunulduğu, davacı kurumun davalıya oranla büyük bir hesaplama üstünlüğü bulunduğu, davalı işçinin iyiniyetli olduğu, taraflar arasında ekonomik ve sosyal açıdan büyük fark olup, olayın özelliği itibariyle davacı kurumun zarara katlanması gerektiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davada, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya fazla ödenen miktarın tahsili talep edilmektedir.
818 sayılı BK.'nun 62.maddesi (6098 sayılı TBK.'nun 78.maddesi) gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu madde de belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle, davacı idarenin hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.
HGK.'nun 05.12.1984 tarih, 1982/13; 387 E .- 1984/997 K.sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği açıklanmıştır.
Kesinleşen mahkeme kararına dayanak olan bilirkişi raporunda, davalıya toplam 3.102,17 TL fazla ödeme yapıldığı açıklanmıştır.
Bu durumda, mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda 3.102,17 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13570, K. 2013/20653, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama