KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13762 E., 2013/15340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 24.09.2013 günü temyiz eden davalı ... Uluslararası Nak.İth.İhr.ve Tur.Tic.A.Ş. vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili,işverence davacının hak etmiş olduğu ... primlerinden haksız kesintiler yapıldığını, bu durumu meşrulaştırmak için imzalatılmak istenen belgeleri davacının imzalamaması üzerine aracının elinden alındığını ve ... primi almadan asgari ücret karşılığı ülke içinde çalışmaya zorlandığını, anılan halin iş koşullarında aleyhe değişiklik niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile genel tatil ücreti,yıllık izin ücreti,işçilik ücreti, ... primi alacaklarının hüküm altına alımasını ayrıca işe girerken alınan teminat senedinin iadesine bu mümkün olmuyorsa iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 30.9.2001 tarihinde işten istifa ederek ayrıldığını daha sonra davalı şirkette
çalışması olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, ücretlerinin bordro karşılığı ödendiğini,işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ne surette sona erdiği, bu bağlamda davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık söz konusudur.
Davacı taraf davalı işverence davacının hak etmiş olduğu ... primlerinden haksız kesintiler yapıldığını, bu durumu meşrulaştırmak için imzalatılmak istenen belgeleri davacının imzalamaması üzerine aracının elinden alındığını ve ... primi almadan asgari ücret karşılığı ülke içinde çalışmaya zorlandığını, anılan halin iş koşullarında aleyhe değişiklik niteliğinde bulunduğunu,
bu nedele iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.Davalı taraf ise davacının 30.9.2001 tarihinde işi kendisinin bıraktığı ve bu tarihten sonra da davalı işveren bünyesinde çalışması bulumadığını savunmuştur.Dosya içerisinde davacı tarafından davalıya çekilen Beyoğlu 37. Noterliğinin 31.8.2010 tarih ve 19287 yevmiye numaralı dava dilekçesinde belirtilen sebeplerin zikredildiği fesih ihtarnamesi bulunmaktadır.
Mahkemece gerekçesinde "...davalının davacının iş akdini haksız feshettiğinden..." değerlendirmesine yer verilerek kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş bulunmaktadır.
Davacı tarafın iş sözleşmesinin haklı nedenle davacı işçi tarafından feshedildiğini iddia etmesi davalı tarafın ise istifa savunması yapması karşısında davacının iş akdini feshettiği hususu çekişme dışıdır.Mahkemece davacının feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekir. İddia ve savunma kapsamı aşılarak iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğinden bahisle dosya kapsamına uymayan gerekçe ile kıdem tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir.
3-Taraflar arasında davacının işçilik ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında çekişme vardır.
Davacı taraf uluslararası TIR şoförü olarak çalışan davacının asgari ücret ve yurtdışına yaptığı ... başına aldığı primden oluşan ücret karşılığı çalıştığını iddia etmiştir. Bu iddiaya dayanarak işçilik ücretinin asgari ücret kısmının 2008 yılının 4. ayına kadar kesintiler yapılma suretiyle ödendiğini belirterek kesintiye konu tutarları ../..
hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı taraf ücretlerin tam ve eksiksik ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda "dosya içeriğinde davacıya aylık asgari ücret tutarlarına mahsuben ödendiği belirtilen herhangi bir belge ve bulgu mevcut olmayıp, tarafımızdan daha önce yapılan davacı emsali bir başka davalı işyeri çalışanlarına ilişkin belgelerde,işçiye ücret ödemesi adı altında 2005,2006 yılında 120,00 TL,
2007,2008 yılında 200,00 TL ödemede bulunulduğu görülmekle,bu veriler doğrultusunda aşağıdaki şekilde davacı yanın talebi doğrultusunda 2008 4. ayına kadar hesaplama yapılacaktır." gerekçesiyle bakiye ücret hesabı yapılmıştır.Bilirkişi raporunda atıf yapılan belgeler dosya içerisinde bulunmamakta olup bu durum bilirkişi raporunun denetlenmesine imkan vermemektedir.Ayrıca davalı vekilince dosyaya bir kısım imzalı bordrolar sunulmuş olup bu bordrolar altındaki imzalara davacı tarafça herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir.
Mahkemece öncelikli olarak bilirkişi raporunda atıf yapılan belgelerin dosyaya getirtilmelidir. Eğer söz konusu belgeler bizzat davacı ile ilgili ise tarafların da beyanı alınmak suretiyle imzalı bordrolarla birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Eğer bu belgeler bizzat davacı ile ilgili değilse; başka işçiler hakkında düzenlenen belgelere davalı tarafça sunulan imzasına itiraz edilmeyen bordrolar karşısında itibar etmek mümkün değildir.Bu halde bordroların kapsadığı dönem bakımından işçilik ücretinin asgari ücret kısmının işverence ödendiğinin kabulü gerekecektir.Yeterli tetkik ve araştırmaya dayanmayan bilirkişi raporuna atıfla cret alacağı hakkında karar verilmesi hatalıdır.
4-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut olayda; davalı işverenin dosyaya delil olarak yıllık izin defteri fotokopisi sunmuş olmasına karşın bu delil üzerinde Mahkemece herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu yıllık izin defteri aslının celbi sağlanmalı ve özellikle bu belgedeki davacının imzaları hakkında davacı tarafın beyanı alınmalı, bu beyana göre gerekirse imza incelemesi yaptırılması suretiyle yıllık izin ücreti talebi hakkında karar verilmeli iken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
5-Davacı vekili, dava dilekçesinin talep bölümünün 2. maddesinde “müvekkilden işe girişte boş ve imzalı olarak alınan teminat senedinin müvekkile iadesine,iadesinin mümkün bulunmaması durumunda geçersizliğine karar verilmesinini” talep etmiş olup bu talep hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13762, K. 2013/15340, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama