KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13806 E., 2013/16661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 193 ada 322 parsel sayılı 5871,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, 193 ada 322 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı getirtilmemiş, temyiz aşamasında dosyaya eksik iade sonucu getirtilen tapu kaydı ile davacı tarafın dayandığı tapu kaydının hudutlarının farklı olduğu belirlenmiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın hangi tapu kaydına tutunduğu belirlenerek, dayanak tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı içinde kaldığı saptandığı takdirde, davalı tarafın satış tarihi olarak bildirdiği 31.8.1987 tarihi ile aktarılan davanın açıldığı 5.3.1997 tarihleri arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde öngörülen 10 yıllık sürenin geçmediği düşünülmeli,
dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde, taşınmazın tapusuz olup, menkul mal niteliğinde olduğu kabul edilerek, zilyetliğin devri ile birlikte mülkiyetin geçeceği dikkate alındığında, dava konusu 193 ada 322 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı tarafın satın aldığı 31.8.1987 yılından itibaren zilyetliği bulunduğuna göre, taşınmaz üzerinde aktarılan dava tarihinde davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13806, K. 2013/16661, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama