KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13866 E., 2013/18906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, çalıştığı süreye ait ücret ve diğer yasal haklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının Hat İnşaat İşçisi olduğunu, taşeronluk ilişkisi kalmayınca işten ayrıldığını, iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından toplanan kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının davalı nezdinde çalışıp çalışmadığı ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde 13/07/2009-14/12/2010 tarihleri arasında bilfiil ve kesintisiz çalıştığını iddia etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının bir süre taşeron şirket işçisi olarak çalıştığını beyan etmiş ise de, aşamalarda davacının davalı yanında fiili çalışmasının olmadığını savunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları davacının davalı şirketin işinde çalıştığını söylemiştir. Davalı tanıkları ise davacıyı tanımadıklarını belirtmiştir.
Dosyada bulunan Hizmet Cetvelinde davacının davalı şirkete ait işyerinden bilidirilen iddia edilen dönemi kapsayacak şekilde sigortalı çalışmasının kayıtlı olduğu görülmekle birlikte, davacının aynı zamanda davalı işyeri dışında başka bir işyerinden daha davalıdaki hizmet süresi ile çakışır biçimde aylık 30 gün üzerinden çalışması bildirilmiştir. Yargılama aşamasında bu husus üzerinde durulmamış ve gerekli araştırma yapılmamıştır.
Bu itibarla davacının davalı nezdinde çalıştığını iddia ettiği tarihler arasında aynı zamanda çalışıyor göründüğü diğer işyerinden davacıya ait işyeri dosyası istenmeli, fiili hizmetinin bulunup bulunmadığı, ücret alıp almadığı, davacının ne sebeple sigortalı çalışmalarının bildirildiği araştırılmalı, bu hususta gerekirse ek hesap raporu alınmalı, dosya içindeki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek davacının davalı yanında çalışıp çalışmadığı kesin bir biçimde belirlenmelidir.
Kabule göre de;
1-Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Yasanın 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Somut olayda; davalı vekili cevap dilekçesinin deliller bölümünde yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafa bu hakkı hatılatılmadan üstelik davacıya mahkemece resen yemin ettirilmediği halde resen yemin ettirildiği gerekçede yazılarak eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
2-Davacının aylık ücreti ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının fesih tarihindeki aylık ücretinin net 1.800,00 TL olduğunu ve inşaat izalosyon ustası olarak çalıştığını iddia etmiştir.
Davalı vekili talep edilen ücretin hayal mahsulu olduğunu savunmuştur.
Davacı tanıkları iddiayı teyit eder mahiyette beyanda bulunmuş ve davacının inşaat izolasyon ustası olduğunu söylemişlerdir.
Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış, müzekkereye davacının 15 yıllık inşaat ustası olduğu yazılmıştır. ... İş Sendikası ile ... Ticaret ve Sanayi Odası 15 yıllık inşaat ustasının alabileceği ücreti bildirmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Ticaret ve Sanayi Odasının bildirdiği ücretin iddianın üzerinde olması nedeni ile taleple bağlı kalınarak hesaplama yapılmıştır.
Davacı işçinin alabileceği ücret konusunda yapılan emsal ücret araştırması yeterli değildir. Hesaplamalara esas alınan ... Ticaret ve Sanayi Odası davacı işçi açısından meslek odası olmadığı gibi ücreti piyasa araştırması yaparak tespit ettiğini bildirmiştir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği ... isimli işçi tarafından açılan dava dosyasına gönderilen ... İnşaat Mühendisleri Odası 13 yıllık inşaat mühendisi için net 1650,00 TL ücret bildirmiştir.
Davalı vekili ayrıca davacının 1980 doğumlu olup 15 yıllık kıdeme sahip olmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
Bu itibarla, öncelikle davacının inşaat ustalığı işindeki kıdemi tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmeli, daha sonra davacının yaptığı iş, meslekteki ve işyerindeki kıdemi, iş yerinin bulunduğu yer ve diğer özellikleri belirtilmek sureti ile ilgili meslek odalarından alabileceği ücret sorulmalı, dosya içindeki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek davacının ücreti belirlenmeli, işçilik alacakları buna göre hesaplanmalıdır. Yapılacak iş; hizmet süresi ile ilgili bozma nedeni konusunda gerekli araştırma yaparak eksiklikleri tamamlamak, ardından gerekirse kabule göre saptanan 2 numaralı bozma nedeni gereğini yerine getirmek ve sonrasında da 1 numaralı bozma gereğini yerine getirdikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13866, K. 2013/18906, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama