KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14153 E., 2013/10538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2013
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 366 ada 30 parsel sayılı 1325 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına, 366 ada 31 parsel sayılı 5782,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...
Kasabası Kuran Kursu ve Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği 366 ada 30 parsel sayılı taşınmazın dernek adına tescili istemiyle, davacı ... ve ... ise 366 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde patika yol bulunduğunu öne sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ...
Kasabası Kuran Kursu ve Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneğinin davasının reddine, davacı ... ve ...’in davası yönünden dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu 366 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 336 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların Kadastro Mahkemesinin 2007/4 Esas sayılı dava dosyasında da davalı ve davanın da halen derdest olduğu, eksik iade sonucu getirtilen dosya suretinden anlaşılmaktadır.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın, dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14153, K. 2013/10538, 6 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama