KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14223 E., 2013/10419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2013
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Şirket vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Fazla mesai ücreti ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının, davalıya ait işyerinde çalışırken haksız olarak işine son verildiğini, alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesinin 01/03/2012 tarihli kararı ile özetle”....davacı tanığı ..., üçlü vardiya olduğunu belirttiğine göre diğer tanıkların tekrar dinlenerek bu hususun açıklığa kavuşturulması, davacının görevi belirlenerek gerekirse işyerinde keşif icra edilerek kayıt ve belgeler de incelenerek çalışma sistemi belirlenip tüm dosya kapsamı ve deliller değerlendirilip fazla mesai ücreti hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkeme, davacı tanıklarından birini dinlemiştir. Diğer davacı tanığı ...'ın daha önce başka bir davada verdiği dosyaya ibraz edilen beyanı ile yetinip bozma kararı öncesi hazırlanan bilirkişi raporunun 2. seçeneğini esas alarak fazla mesai ücretini hüküm altına almıştır.
Bilindiği üzere; 6100 Sayılı HMK’da (keza 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı yararına olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay HGK.nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı).
Somut olayda;Bozma öncesi kararda mahkeme bilirkişi raporunun 3. seçeneğini kabul ederek toplam 2.818,83 TL brüt fazla mesai ücretine hükmetmiş, fazla istemi reddetmiştir.
Bozma sonrası verilen kararda ise davacının yılın 8 ayı günde 1 saat, 4 ayı günde 7 saat fazla mesai yaptığını kabul ederek ücret hesabı yapılan 2. seçeneği benimsenmiş ve davacının toplam fazla mesai ücretinin 6613,24TL olduğu belirtilerek taleple bağlı kalınarak 6000TL'sı hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı vekilinin temyizi üzerine davalı yararına bozulmuştur. O halde fazla mesai süresi ve ücreti bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Davalının daha aleyhine olacak şekilde yeni bir karar verilemez.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde fazla mesai alacağı yönünden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14223, K. 2013/10419, 4 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama