KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14307 E., 2013/22833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, fazla mesai alacaklarının ödenmemesi ve belli dönemlerde ücretinden kesinti yapılmasına itiraz etmesi üzerine iş akdinin şifai olarak 01.04.2011 tarihinde feshedildiğini, belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının 02-05.04.2011 arası devamsızlık yapması nedeniyle iş akdinin 06.04.2011 tarihli noter ihtarı ile feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı iş yerinde çalışırken fazla mesai yaptığı karşılığının ödenmediği bunu talep etmesi üzerine davacının iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmiştir
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır
Somut olayda mahkemece davacının işyerinde kasiyer olarak günde 12 saat çalıştığı ve dinlenme saatleri düşülmek suretiyle hafta da 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Yargılama esnasında davacının ıslah işlemine karşı davalı tarafından süresinde yapılan zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesi açısından bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır.
Raporda hesaplamanın 26.07.2007 tarihinden itibaren yapılacağı belirtilmesine rağmen hesaplama hatalı olarak 01.07.2007 tarihinden başlatılarak fazla mesai alacağının fazla hesaplanmasına yol açılmıştır. Bu husus hatalı olmuştur. Kabule göre de zaten hesaplanmaması gereken 01.07.2007-26.07.2007 tarihleri arası 22 hafta olarak kabul edilmiş hatalı hesaplama yapılmıştır.
Bu nedenle mahkemece yapılması gereken ıslaha karşı zamanaşımı def'i dikkate alınıp hesaplamanın 26.07.2007 tarihinden itibaren yapılması için bilirkişiden ek rapor aldırmak suretiyle davacının fazla mesai alacağını hüküm altına almaktır. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14307, K. 2013/22833, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama