KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14370 E., 2013/19681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 166 ada 53 parsel sayılı 2.038,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... oğlu ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın iştirak halinde tapu malikleri olan ... ve ... kızı ... ile ... ve ... çocukları ..., ... ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı tüm tedavülleri ile ve varsa haritası ile birlikte getirtilmediği gibi, keşif mahallinde yerine uygulanması da yeterli biçimde yapılmamıştır.
O halde; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 08.05.1968 tarih ve 27 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile ve varsa haritası ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, davacıların dayandığı tapu kaydının nısıf hisseye ait olduğu dikkate alınarak diğer nısıf hissenin tapuda kayıtlı olup olmadığı araştırımalı, varsa bu kayıt dahi getirtilmeli, kök tapu kaydında taşınmazın güney hududunun ne okuduğu belirlenmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara
revizyon görüp görmediği, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle dava konusu taşınmaza uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının taşınmazın tamamını ya da bir kısmını kapsadığının anlaşılması halinde, tapu kaydı yol ve değirmen sınırları nedeniyle gayri sabit hudutlu olduğundan sabit sınırlardan başlanılmak kaydı ile taşınmazın miktar itibariyle kapsamı belirlenmeli ancak tapunun nısıf hisseli olduğu ve diğer nısıf hisse yönünden açılan bir dava olmadığı ve de tapu kaydı miktar fazlası üzerinde davacıların zilyetliğinin bulunmadığı,
taşınmazın davalı tarafın zilyetliğinde olduğu gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14370, K. 2013/19681, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama