KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1645 E., 2013/2874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
Karar Metni
1.867 kelime·9 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde kabin memuru olarak çalışırken 29.05.2012 tarihinde yasa dışı eyleme katıldığı gerekçesi ile iş akdinin sona erdirildiğini ve davalı tarafça davacıya fesih bildiriminin usülüne uygun olarak yapılmadığını, davacının 4 gün önceden başlayan rahatsızlığının artması üzerine Haydarpaşa Numune Hastanesine gittiğini ve davacıya 29-30.05.2012 günleri için 2 günlük rapor verildiğini,aynı zamanda 31.05.2012 tarihli Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Kabin Üyesi Sağlık Kurulu raporunun da olduğunu,
davacının 29.05.2012 tarihli raporu Kabin Hizmetleri Başkanlığı Rapor Takip Masasına fakslattığını ve davacının 31.05.2012'de işyeri hekimliğine giderek raporunu onaylatmak istediğini, kurum hekiminin raporu onaylamayacağının belirtmesi üzerine tanıklar huzurunda 31.05.2012 tarihli tutanağın düzenlendiğini,davacının 01.06.2012 tarihinde uçuş için görevine gittiğinde kontrol amirliğinin hiç bir neden belirtmeden uçuşa katılamayacağını bildirdiğini,davacıya 01.06.2012 tarihinde planlı görevi için işyerine gittiğinde davacıya planlı görevi olmadığına ilişkin yazı verildiğini,
davacının 02.06.2012 tarihinde de işyerine gittiğini ve her 2 gün için tanıklar huzurunda tutanaklar düzenlendiğini, ,davalı tarafın davacının hasta olmasına karşın haksız olarak işe gelmediğini iddia ederek ve davacıya ispat imkanı vermeyerek işe gelmeme sebebini haksız eylem haline getirerek yasa dışı eyleme sokmaya çalıştığını, fesih işleminin usülsüz olduğunu, davacının iddia edilen tarihte hasta ve raporlu olması sebebi ile işi yavaşlatma eylemine katıldığı veya yasa dışı eylem yaptığı gerekçesi ile işten çıkarılmasının haksız ve ../..
2013/1645-2013/2874 S.2
dayanaksız olduğunu, davalının 29.05.2012 tarihinde işe gelmeyen tüm çalışanların aynı şekilde toplu olarak işlerine son verdiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin 2822 sayılı Yasanın 45. maddesi uyarınca yasa dışı eyleme katıldığı için haklı nedenle feshedildiğini, grev yasağı getiren yasal düzenlemenin TBMM’de görüşmelerinin haber alınması üzerine Hava İş Sendikasının yasama faaliyetlerini engellemek için uçuşların, yer hizmetlerini ve uçakların bakımlarını da durduracak şekilde , tüzel kişiliği ve üyelerinin yasa dışı eylemi hayata geçirdiklerini, 28.05.2012 tarihinde sendika tarafından üyelerinin telefonlarına eyleme katılmaları konusunda kısa mesaj gönderildiği, grev hakkının ancak işçi ve işveren arasında toplu iş görüşmeleri esnasında uyuşmazlık olması halinde mümkün olduğu, eyleme katılan işçilerin davranışlarının yasa dışı eylem olduğunu bu nedenle davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, davacının hastalığı sebebi ile eylemin yapıldığı 29.05.2012 tarihinde Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden rapor almış olduğu, davacının raporunun 29.05.2012 ve 30.05.2012 günlerini kapsadığı, davacının raporunun işyeri hekimi tarafından onaylanmadığını, davacının 31.05.2012 tarihli Kabin Ekibi Üyesi Sağlık Kurulu raporunu dosyaya sunmuş olduğu, davacının yasa dışı eyleme katıldığı iddia edilen 29.05.2012 tarihinden itibaren 2 günlük raporu olduğu ve hastalığı sebebi ile işe gidemediğinin anlaşıldığı,
hasta raporu olan davacının iddia edilen yasa dışı eyleme katıldığına veya başka bir şekilde destek verdiğine ilişkin delil elde edilemediği, davacının 29.05.2012 tarihinde eyleme katılmadığı ve bu nedenlerle davalı tarafın yapmış olduğu feshin haksız fesih olduğunun anlaşıldığı, fesih işleminin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre için ücret alacağı ve diğer haklarının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli ve haklı bir neden olmadan feshedildiği anlaşıldığından mahkemece davacının işe iadesine, feshin sendikal nedene dayandığı ispat olunamadığından davacının işe başlatmama tazminatının 1 yıllık ücret tutarında belirlenmesi isteminin reddine ilişkin olarak verilen karar yerindedir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen ../..
2013/1645-2013/2874 S.3
sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.
Somut olayda söz konusu tazminatın davacının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalı olup, davacının 7 yıl 9 ay kıdeminin olmasına göre 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. Belirtilen nedenlerle, davacının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1645, K. 2013/2874, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama