KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/17275 E., 2013/14200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken emekli olarak işten ayrıldığını, hizmet süresinin eksik alınması nedeni ile kıdem tazminatının eksik ödendiğini ayrıca fazla mesai yapıp hafta tatilleri ile milli ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini eksik kullandığını iddia ederek fark kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının ödenmemiş alacağı kalmadığını, iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2011 tarihli ilamı ile özetle, davacının 14/01/1988-11/10/1988 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmasının kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sonaerip ermediği araştırılarak sonucuna göre hizmetlerin birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesi,
davacı işçinin 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme şeklinde gerçekleşen çalışma sistemine göre günlük fiili çalışmasının 14 saat olduğu kabul edilerek 1475 ve 4857 sayılı İş Yasalarına göre fazla mesai süresinin ve ücretinin hesaplanması, ayrıca hafta tatili talebinin reddine karar verilmesi, milli ... ve genel tatil çalışmasının ise gün aşırı gerçekleştiği, buna göre alacağın hesap edilmesi, talep edilen alacakların bir kısmının TİSden kaynaklandığı, bu alacaklara ile TİS ile getirilen düzenleme nazara alınarak en yüksek işletme kredisi faizi işletilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme, 04/01/2012 tarihli bilirkişi hesap raporunu benimseyerek davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurmuştur. Davacının fazla mesai süresi ve ücretinin hesabı ihtilaflıdır. Davacının bekçi olarak 24 saat çalışıp 24 saat dinlendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamamaktadır. Bu çalışma şekline göre 24 saatlik bir çalışma sürecinde bozma kararında da vurgulandığı üzere fiili çalışma 14 saattir.
1475 sayılı İş Kanunu'nun 61. maddesine göre genel bakımından iş süresi haftada en çok 45 saattir. Bu süre üst sınırdır. 45 saatin üstünde yapılan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Bu durumda 1475 sayılı Yasa'nın uygulandığı dönemde davacı işçinin çalıştığı hafta için günde 14 saat çalışma üzerinden hesaplama yapıldığında 45 saati aşan sürenin fazla çalışma olarak ödenmesi gerekir. Belirtmek gerekir ki anılan yasada denkleştirmeye yer verilmemiştir.
Başka bir anlatımla davacı işçi 1. hafta 3 gün çalıştığından toplam çalışması 14x3=42 saat olup haftalık çalışması süresi 45 saati aşmadığından 3 gün çalıştığı hafta için fazla mesaisi sözkonusu değildir. 4 gün çalıştığı 2.hafta için ise 14x4=56 saat çalışması sözkonusu olup 45 saatin mahsubu ile 4 gün çalıştığı haftada haftalık 11 saat fazla mesai yapmıştır.
Davacının 1475 sayılı Yasa dönemindeki fazla mesaisi bu şekilde olduğu halde haftalık yerine günlük hesaplama yoluna gidilerek günlük 7.5 saati aşan çalışmanın fazla mesai olarak değerlendirilmesi sureti ile hazırlanan rapora itibarla bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/17275, K. 2013/14200, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama