KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/18633 E., 2013/23235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... Köyü ve Hazine ile davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 128 ada 29 parsel sayılı 31624,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz köy meydanı niteliğiyle davalı... Köyü adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu k...a dayanarak 600 m2 bölümüne ve ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; ...'un davasının kısmen kabulüne, ...'un davasının reddine taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 06.12.2012 tarihli krokili raporda M1 ile gösterilen 635,89 m2 bölümünün davacı ... adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tapuya tesciline 15.10.2011 tarihli krokili raporda A2 ve A4 ile gösterilen bölümlere yönelik davada mahkemenin görevsizliğine ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalılar...
Köyü ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre ...'un tüm ve davalılar... Köyü ve Hazine'nin aşağıda gösterilenler dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Davalılar... Köyü ve Hazine'nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere ve dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Kural olarak 1086 Sayılı HUMK’un 74. ve yeni 6100 sayılı HMK’nun 26.maddeleri hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Somut olaya gelince; davacı ... ... dava dilekçesinde taşınmazın 600 m2'lik bölümünün adına tescilini istemiş mahkemece 635,89 m2 bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; hüküm yerinde sadece talep hakkında karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık kuralı göz ardı edilerek talebi aşacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi öte yandan fen bilirkişi raporunda A2 ve A4 olarak gösterilen bölümlerin kadastro sırasında kadastro dışı bırakılan tutanağı düzenlenmeyen yolda kaldığı ancak bu bölümlere yönelik dava bulunmadığı gözetildiğinde bu bölümlere ilişkin görevsizlik kararı da isabetli olmamıştır.
Öte yandan, kural olarak kadastro davaları lehine tespit yapılan gerçek veya tüzel kişiler arasında, bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Hal böyle olunca, davanın tutanağın malik hanesinde tespit maliki olarak görülen kişiye yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, davacı ... dava dilekçesinde tespit maliki köy yanında tespit maliki olmayan Hazine'yi de hasım göstererek dava açmıştır.
Mahkemece bu olgu dikkate alınarak gerçek hasım olmayan Hazine'ye yöneltilen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davalılar... Köyü ve Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı ...'dan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/18633, K. 2013/23235, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama