KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/18759 E., 2013/18924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 12.11.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... A.Ş. vekili Av. ... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davalı ve arkadaşları vekili tarafından ödenmeyen işçilik alacakları nedeni ile Dörtyol İş Mahkemesinde davalar açıldığını, davaların davacı şirket aleyhine neticelendiğini, bunun üzerine davacı şirketin davalılar vekiline ödemeler yaptığını, davalılar vekilinin davacı işvereni ibra ettiğini, bu şekilde icra takiplerine konu alacağın tamamen ödenmesine rağmen davalı işçinin işlemden kaldırılan icra dosyasını yenileyerek takibe devam ettiğini iddia ederek bu icra takiplerinden dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ederek İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır.
Davalı vekili cevabında davalı işçi yanında 625 gibi çok sayıda işçiye ödeme yapıldığını, banka dekontlarında toplam miktarın yazdığını, ödeme listesinde işçilerin ve işveren vekilinin imzasının bulunmadığını, davalı işçinin ne kadar alacağının olduğunun, ne kadar ödeme yapıldığının tek tek açık olarak yazılıp gösterilmediğini, zira taraflar arasında çok sayıda dava görüldüğünü, bu nedenle davalının ne kadar alacağı kaldığını bilemediği gibi davalı işçinin alacaklarından fazla ödeme nedeni ile yapılan mahsubun yasaya aykırı olduğunu, mahsuba konu işlem nedeni ile davalının o zamanki vekilinin görevi kötüye kullanmaktan ceza aldığını,
vekaletnamede bu konuda özel yetki olması gerektiğini, o zamanlar kamu kurumu olan davalı şirketin ödemeleri haricen yapmasının manidar olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Dava hakkında İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dava dosyasını İş Mahkemesine göndermiş, mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesince toplanan delillere itibarla davanın kabulüne, davacı şirketin davaya konu icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalı işçinin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar vermiştir.
Davacı vekili birleşen toplam 4 adet dava dosyası üzerinden 4 adet icra takibine ilişkin menfi tespit davası açmıştır. Bu davaların hepsinde davalı olarak “...” görünmekte ise de, dosya içindeki evraktan biri “... oğlu 1977 doğumlu ...”, diğeri “Abdullah oğlu 1965 doğumlu ...” olmak üzere iki ayrı kişinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken tek kişi varmış gibi yargılama yapılarak buna göre karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece ... isimli iki farklı kişiye ait davalar tespit edilerek aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmayıp birarada görülmesinde zorunluluk olmadığından ayrılmalı, usuli işlemlerin tamamlanmasından sonra işin esası hakkında karar verilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/18759, K. 2013/18924, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama