KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/193 E., 2013/1549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 101 ada 31, 102 ada 31, 49, 54, 63 ve 72, 108 ada 55, 60, 69, 73, 93, 101 ve 137 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... ve arkadaşlarının miras bırakanı ... ve ... oğlu ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve ... oğlu ... dava ve temyiz konusu taşınmazların kendisine ait olduğu halde isim benzerliğinden dolayı davalı ... ve ... oğlu ... adına tespit edildiğini öne sürerek, davacılar ... ve arkadaşları ise miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı ... ve ... oğlu ...'in davasının kabulüne, dava ve temyiz konusu taşınmazların davacı ... ve ... oğlu ... adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tutanak tanığının sözleri olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. Davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve çok sayıda tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Davacı ... ve arkadaşlarının dayanağı olan bu tapu kayıtlarından hangisinin dava ve temyiz konusu taşınmazlara ait olduğu sorulup saptanmamış ve getirtilerek mahalline uygulanmamıştır. ../.. 2013/193-2013/1549 S.2
O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, tanık bildirdikleri takdirde taşınmaz başında dinlenmeleri için adlarına davetiye çıkarılmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin dava konusu taşınmazlara ait olduğu belirlenerek ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak revizyon görüp görmediği belirlenmeli,
başka taşınmazlara revizyon görmüş ve davalı oldukları saptandığı takdirde dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, daha sonra taşınmazların bulunduğu köyden yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kuşkusuz tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yoksa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, komşu taşınmazların dayanağı kayıtların dava konusu taşınmazları ne okuduğu üzerinde durulmalı,
bu yolla dava ve temyiz konusu taşınmazların davacı ... ve arkadaşlarının tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması halinde taşınmazların öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı,
tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava ve temyiz konusu taşınmazların başında ayrı ayrı dinlenerek, önceki keşifdeki beyanları da hatırlatılarak çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/193, K. 2013/1549, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama