KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2000 E., 2013/5708 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, müvekkilinin işverence kurumdan birinin yakınının işe alınması amacıyla işten çıkartıldığını, feshi haklı kılma amacıyla Harita Genel Komutanlığında görevlendirmek istendiğini, davacının Milli Piyango İdaresinde 730,00 TL ücret, ayrıca yol ve yemek parası aldığından ve evi de işyerine yakın olduğundan daha düşük ücretle çalışması istenilen Harita Genel Komutanlığındaki işe haklı olarak gitmediğini, işverence %40 özürlü olan ve emekliliğine 2 yıl kalmış olan davacının haksız olarak işine son verildiğini, başka hiçbir işçinin Harita Genel Komutanlığında görevlendirilmediğini belirterek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak, davacının 2001-2004 dönemi için kıdemini aldığını, bu döneme ilişkin talebin yerinde olmadığını, ihbar olunan Orpaş, davacının çalışmasının 11 ay 28 gün olduğundan ve kendi isteği ile işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatı alamayacağını, ihbar olunan Şarki İnşaat, davacının belirli süreli çalışması olduğundan kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını, ihbar olunan Anadolu Medikal, yapılan görev yeri değişikliğine rağmen, davacının yeni işyerinde işe başlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Ankara il merkezinde bulunan bir başka işyerinde çalışmasının istendiği, davacının “…evime ve diğer işlerime ters emekliliğime 2 yıl kaldı…” gerekçesi ile yeni görev yerine gitmeyerek iş sözleşmesini eylemli olarak feshettiği, davacının ödenmemiş bir kısım işçilik alacaklarının bulunduğu diğer yandan davacının 21.02.2001 tarihinden beri 8 yılı aşkın bir süre kesintisiz olarak davalı ... Müdürlüğünde çalıştığı, işyerinin değiştirilmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 24/2- f bendi uyarınca çalışma şartlarının uygulanmaması anlamına geldiği buna göre davacı işçi feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin ve diğer işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Başka bir anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. İhbar öneli tanınmak suretiyle yapılan fesihte önelin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, önelin bittiği tarihteki ücret esas alınmalıdır. Bildirim öneli tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da ödenmeden (tam olarak ödenmeden) işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim öneli sonuna kadar işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de yararlanması ve tazminatının bu artan ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır.
İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.
Somut olayda davacının kıdem tazminatına esas ücreti hesaplanırken yol ücreti günlük 4.80 TL yemek ücreti ise 6.00 TL olarak kabul edilmiştir. Davalı tarafça dosyaya sunulan 2009 yılı yemek ve yol ücreti listesine göre günlük yol ücreti 7.50 TL, yemek ücreti ise 4. 50 TL olarak belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yol ve yemek ücretlerinin nasıl tespit edildiği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken ilgili meslek odasından davacı işçinin günlük yemek ve yol ücretinin sorulması ve kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek davalının kabul ettiği miktarlardan da aşağı olmamak üzere tespit edilen miktarlara göre kıdem tazminatına esas ücreti belirlemektir.
Ayrıca davalı taraf davacının günlük yol ücretini 7.50 TL olarak kabul etmesine rağmen mahkemece yol ücretinin günlük 4.80 TL olarak kabul edilmesi de davacı temyizi olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalı ... idare kapsamında olup harçtan muaf olmasına rağmen hükümde harçtan sorumlu tutulması da kabule göre hatalı olmuştur. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2000, K. 2013/5708, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama